5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu madde 93 uyarınca sigortalıların gelir, aylık ve ödeneklerinin haczedilemezliği prensibi nedir? Bu prensibin istisnaları (Kurum alacakları ve nafaka borçları) nelerdir? Ayrıca, icra müdürünün borçlunun muvafakati bulunmaması halinde haciz talebini reddetme yetkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #229237

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (SSGSSK) madde 93, sigortalıların ve hak sahiplerinin sosyal güvenlik sisteminden aldıkları gelir, aylık ve ödeneklerin korunmasını amaçlayan temel bir hükümdür. Maddede, bu tür alacakların 'devir ve temlik edilemez' olduğu ve 'haczedilemez' olduğu prensibi düzenlenmiştir. **Haczedilemezlik Prensibi:** Bu prensip, sigortalıların ve hak sahiplerinin temel geçim kaynaklarının güvence altına alınmasını, sosyal devlet ilkesi gereği korunmasını hedefler. Sosyal güvenlik kurumları tarafından ödenen gelir, aylık ve ödenekler, kişinin ve ailesinin asgari yaşam standardını sağlamaya yönelik olduğundan, bu alacaklar kural olarak haczedilemez. Bu, alacaklının, borçlunun emekli maaşına, dul aylığına veya iş göremezlik ödeneğine doğrudan haciz koyamayacağı anlamına gelir. **Haczedilemezlik Prensibinin İstisnaları:** SSGSSK madde 93'üncü fıkrasına göre, bu prensibin iki önemli istisnası bulunmaktadır: 1. **Kurum Alacakları**: Kurumun (SGK'nın) kendi alacakları (örneğin, yersiz ödenen gelir/aylıklar, prim borçları vb.) için sigortalının veya hak sahibinin gelir, aylık ve ödeneklerine haciz konulabilir (SSGSSK m. 88'e göre takip ve tahsili gereken alacaklar). 2. **Nafaka Borçları**: Nafaka alacakları, kanunen özel koruma altında olduğundan, nafaka borçları nedeniyle sigortalının gelir, aylık ve ödeneklerine haciz konulabilir. Nafaka, kamu düzenine ilişkin bir borç olup, alacaklının mağduriyetini önlemek amacıyla diğer borçlardan farklı bir statüye sahiptir. **İcra Müdürünün Borçlunun Muvafakati Bulunmaması Halinde Haciz Talebini Reddetme Yetkisi:** Maddenin üçüncü fıkrası, bu prensibi daha da güçlendirmektedir: 'Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.' Bu hüküm, icra müdürüne, sigortalıların sosyal güvenlik alacaklarına haciz talebi geldiğinde, borçlunun 'açıkça muvafakati' (rızası) yoksa bu talebi re'sen reddetme yetkisi vermiştir. Yani, borçlu, maaşına haciz konulmasına rıza göstermedikçe (veya istisnalar dışında), icra müdürü bu talebi yerine getiremez. Bu düzenleme, sigortalının korunması amacını daha net bir şekilde ortaya koymaktadır. İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 4. ve 16. maddelerinde belirtildiği üzere, icra dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikayetler icra mahkemesince incelenir. Dolayısıyla, icra müdürünün bu yöndeki bir kararına karşı da şikayet yolu açıktır.