Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlara karşı kanun yolları nelerdir? Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 387 uyarınca istinaf yoluna başvuru şartları, başvuru süresi ve hukuki yarar kavramının önemi nedir? Yargıtay'ın gaiplik kararı ve koruma kararının kaldırılmasına ilişkin emsal kararları ışığında hukuki yarar kavramının somutlaşmasını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #229236

Çekişmesiz yargı işleri, taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan veya bulunsa bile kanunen çekişmesiz olarak kabul edilen işlerdir. Bu işlerde verilen kararlara karşı kanun yolu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 387'de düzenlenmiştir. **HMK Madde 387 Uyarınca İstinaf Yolu ve Şartları:** Madde 387/1'e göre: 'Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlara karşı hukuki yararı bulunan ilgililer, özel kanuni düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde, bu Kanun hükümleri dairesinde istinaf yoluna başvurabilirler.' Bu hükme göre istinaf başvurusunun şartları şunlardır: 1. **Hukuki Yarar**: İstinaf yoluna başvuran ilgilinin hukuki yararı bulunmalıdır. Bu, kişinin başvuru sonucunda elde edeceği somut bir menfaati olması gerektiği anlamına gelir. 2. **Süre**: Kararın öğrenilmesinden itibaren 'iki hafta' (eski düzenlemede onbeş gün) içinde başvuru yapılmalıdır. Bu süre, hak düşürücü niteliktedir. 3. **Özel Kanuni Düzenleme Yokluğu**: İlgili çekişmesiz yargı işi için özel bir kanuni düzenleme ile farklı bir kanun yolu öngörülmemiş olmalıdır. 4. **HMK Hükümlerine Uygunluk**: İstinaf başvurusu, HMK'nın istinafa ilişkin genel hükümlerine uygun olarak yapılmalıdır. **Hukuki Yarar Kavramının Önemi ve Somutlaşması (Yargıtay Kararları Işığında):** Hukuki yarar, bir davanın veya kanun yolu başvurusunun kabul edilebilirliği için aranan temel bir şarttır. Yargıtay kararları, bu kavramın somut olaylarda nasıl yorumlandığını göstermektedir: 1. **Gaiplik Kararı Örneği (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2017/878 E., 2017/718 K.)**: Bu kararda, gaipliğine ilişkin mahkeme kararını temyiz eden kişinin, hakkında gaiplik kararı verilen kişiyle arasındaki ilişkinin (yani hukuki yararının) dosya kayıtlarından kurulamadığı belirtilmiştir. Temyiz eden kişi, hukuki yararı konusunda açıklama sunmamış ve Yargıtay, temyiz edenin hukuki yararı mevcut olmadığından temyiz isteminin reddine karar vermiştir. Bu karar, çekişmesiz yargı işlerinde dahi, kanun yolu başvurusunda bulunanın soyut bir ilgi yerine, somut bir menfaat ilişkisi kurması gerektiğini vurgulamaktadır. 2. **Koruma Kararının Kaldırılması Örneği (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2016/11073 E., 2016/12232 K.)**: Bu kararda, koruma kararının kaldırılmasına ilişkin dosyada, hükmü temyiz eden kişilerin (… ve …) yasal temsilcileri olmalarına rağmen kararın tebliğine ilişkin bir belge mevcut olmaması ve temyizin süresinde olduğunun kabulü ile istek koruma altında bulunan çocuğun hak ve menfaatleriyle ilgili olduğundan, 'ilgili sıfatıyla' verilen kararı temyiz etme hakkı mevcut olduğu belirtilmiştir (HMK m. 387/1). Bu karar, hukuki yararın, korunması gereken bir hak veya menfaatle (burada çocuğun üstün yararı) doğrudan ilgili olması durumunda var olduğunu göstermektedir. Ayrıca, usul eksiklikleri (tebligatın olmaması) nedeniyle temyizin süresinde kabul edilmesi de usul hukuku açısından önemlidir. Ancak Yargıtay, görevli mahkemenin Çocuk Mahkemesi olması gerektiği halde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yargılama yapılmasını hatalı bularak bozma kararı vermiştir. Hukuki yarar, başvuranın dava veya kanun yolu neticesinde somut, kişisel ve meşru bir menfaat sağlaması gerekliliğini ifade eder. Bu, soyut bir merak veya genel bir kamu yararı ile sınırlı değildir.