Üçüncü kişi yararına sözleşme nedir ve Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 129'da nasıl düzenlenmiştir? 'Eksik üçüncü kişi yararına sözleşme' ile 'tam üçüncü kişi yararına sözleşme' arasındaki farkları, üçüncü kişinin edimi talep yetkisi ve borçlunun savunma imkanları açısından açıklayınız. Ayrıca, eser sözleşmeleri bağlamında şekil şartının önemi nedir?
Üçüncü kişi yararına sözleşme, Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 129'da düzenlenen, bir sözleşmede ifanın taraflarca (vaad eden ve vaad ettiren) sözleşmeye taraf olmayan üçüncü bir kişiye yapılması kararlaştırılan sözleşmelerdir. Burada vaad eden (borçlu), vaad ettiren (alacaklı) ile yaptığı sözleşme uyarınca üçüncü kişi lehine bir edimde bulunmayı üstlenir. Üçüncü kişi yararına sözleşmeler ikiye ayrılır: 1. **Eksik Üçüncü Kişi Yararına Sözleşme (TBK m. 129/1):** * Bu tür sözleşmeden yalnız vaad ettiren lehine bir alacak hakkı doğar; üçüncü kişi yararına doğrudan doğruya bir alacak hakkı doğmaz. * Üçüncü kişi sadece vaad eden tarafından teklif edilen ifayı kabul yetkisine sahiptir, buna karşılık ondan borcun ifasını isteme hakkına sahip değildir. * Borcun üçüncü kişiye ifasını talep hakkı vaad ettirene aittir. Vaad eden borcu ifa etmediği takdirde vaad ettiren, bundan doğan zararın tazminini bizatihi talep ve dava edebilir. Üçüncü kişinin uğradığı zararı tazmin etmesi için de dava açabilir. 2. **Tam Üçüncü Kişi Yararına Sözleşme (TBK m. 129/2):** * Üçüncü kişinin vaad edilen edimin ifasını talep yetkisi vardır. Bu durumda üçüncü kişi, sözleşmeye taraf olmamakla birlikte, sözleşmenin kurulmasıyla alacağını doğrudan doğruya ve aslen kazanır. * Üçüncü kişi, vaad edenden borcun ifasını tek başına hem talep hem de sunulan ifayı kabul etme hakkına sahiptir. * **Borçlunun Savunma İmkanları**: Tam üçüncü kişi yararına sözleşmede borçlu (vaad eden), kendisiyle vaad ettiren arasındaki sözleşme ilişkisinden doğan her türlü itiraz ve def’i'yi (örneğin sözleşmenin geçersizliği, zamanaşımı) ifayı isteyen üçüncü kişiye karşı ileri sürebilir. Aynı şekilde, vaad eden borçlu, üçüncü kişiye karşı kişisel olarak sahip bulunduğu def’ileri de ileri sürebilir. **Eser Sözleşmeleri Bağlamında Şekil Şartının Önemi:** TBK madde 129'da üçüncü kişi yararına sözleşmenin tabi olacağı özel bir şekil düzenlenmemiştir. Bununla birlikte, tarafların yapmak istedikleri asıl sözleşme için kanun hangi şekli öngörmüşse, bunun üçüncü kişi yararına yapılması halinde de aynı şekle uymak gerekir. Yargıtay'ın eser sözleşmelerine ilişkin kararlarında belirtildiği gibi: * Eser sözleşmeleri kural olarak herhangi bir şekil şartına tabi değildir, tarafların 'icap' ve 'kabul' iradelerinin birleşmesiyle kurulur. Şekil şartı, sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat külfetine yönelik bir şarttır. * Ancak, mülkiyet nakli borcunu içeren bir eser sözleşmesi (örn. arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi) yapılmışsa, bunun resmi şekilde yapılması zorunludur (örn. noterden re'sen düzenleme şeklinde). Bu tür istisnai durumlar sözleşmelerin geçerlilik şartıdır ve bu şekil şartına uygun yapılmayan sözleşmeler geçersiz olacağından, taraflar geçersiz bir sözleşmenin ifasını isteyemez veya buna dayanarak müspet zararları talep edemezler.