Çocuk hükümlüler hakkında uygulanabilecek disiplin tedbirleri, 5275 sayılı İnfaz Kanunu madde 45'e göre nasıl düzenlenmiştir? Bu tedbirlerin amacı ve niteliği nedir? Yargıtay'ın cep telefonu sokma eylemi üzerinden verdiği emsal kararda, hastanede gerçekleşen eylemin disiplin cezası açısından nasıl değerlendirildiği ve açık ceza infaz kurumuna iade kararının hukuka uygunluğu açısından irdeleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #229211

5275 sayılı İnfaz Kanunu madde 45, çocuk hükümlüler hakkında uygulanabilecek disiplin tedbirlerini düzenlemektedir. Bu tedbirler, çocuğun disiplin cezası gerektiren eyleminin gerçekleşme riskini ortadan kaldırmak veya soruşturma sürerken giderilmesi güç ve imkansız zararların doğmasını önlemek amacıyla uygulanan ve ceza niteliği taşımayan, koruma ve önleme amaçlı tedbirlerdir. **Çocuk Hükümlüler Hakkında Uygulanabilecek Disiplin Tedbirleri (Madde 45/2):** a) Teşvik esaslı ayrıcalıkları ertelemek. b) Kaldığı odayı ve yatakhaneyi değiştirmek. c) Bulunduğu kurumun başka bir kısmına nakletmek. d) Meslek eğitiminin bütünlüğünü ve sürekliliğini bozmayacak şekilde çalıştığı işyerini veya atölyeyi değiştirmek. e) Belli yerlere girmesini yasaklamak. f) Bazı eşyaları bulundurmasını veya kullanmasını yasaklamak. Bu tedbirler, çocukların rehabilitasyonunu ve eğitimini aksatmayacak, ancak disiplin ihtiyacını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. Genel infaz sistemindeki 'hücreye koyma' gibi daha ağır cezai nitelikli disiplin cezalarından farklı bir yaklaşım benimsenmiştir. **Yargıtay'ın Cep Telefonu Sokma Eylemi Üzerinden Verdiği Emsal Karar Analizi (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 2015/10642 E., 2015/3801 K.):** Bu emsal karar, hükümlü F.. A..’ın Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji servisinde cep telefonu ile görüştüğü esnada hakkında tutanak tanzim edilmesi ve sonrasında 11 gün hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca kapalı ceza infaz kurumuna iadesine ilişkin kararı incelemiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kanun yararına bozma isteminde bulunurken şu gerekçeleri sunmuştur: 1. **Eylemin Nitelendirilmesi**: 5275 sayılı Kanun'un 44/3-g maddesi, 'cep telefonu, telsiz ve sair elektronik haberleşme aracını kuruma sokmak, bulundurmak, kullanmak' eylemini 11 günden 20 güne kadar hücreye koyma cezasını gerektiren bir eylem olarak düzenler. Ancak olayda hükümlünün cep telefonuyla kurumda değil, hastanede görüştüğü tespit edilmiştir. Yargıtay, hükümlünün 'Kurumda kalmadığı bir zamanda ve hastanede telefonla görüştüğü' ve bu eylemin 'hükümlünün kuruma telefon sokması olarak nitelenemeyeceği'ni belirtmiştir. Dolayısıyla eylemin ağırlığına göre daha az disiplin cezası gerektiği veya farklı bir nitelendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Hastane ortamının infaz kurumu dışı bir yer olması, suçun maddi unsurunun kurumda işlenmesi şartını ortadan kaldırmıştır. 2. **Açık Ceza İnfaz Kurumuna İade Kararının Hukuka Uygunluğu**: Hükümlünün Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılma şartlarını taşımadığı veya Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılma kararı bulunmadığı dikkate alınmıştır. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 9/4. maddesi ve 5275 sayılı Kanun'un 105/A-1,2 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, bu şartları taşımayan hükümlünün talebinin reddedilmesi gerektiği veya iade kararının usulüne uygun olmadığı belirtilmiştir. Yargıtay, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kanun yararına bozmuştur. Bu karar, infaz hukukunda disiplin cezası uygulanırken, eylemin tam olarak hangi şartlarda ve nerede gerçekleştirildiğinin büyük önem taşıdığını, kanuni düzenlemelerin lafzi ve ruhsal yorumunun dikkatle yapılması gerektiğini göstermektedir. Ayrıca, açık ceza infaz kurumuna geçiş veya orada kalış şartlarının titizlikle incelenmesi gerektiği vurgulanmıştır.