Dava ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne yapılan bireysel başvuruların mevcut durumu ve Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki 'pilot karar' uygulaması çerçevesindeki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #229184

Dava ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) yapılan bireysel başvurular, Türkiye'de yapısal bir sorun olarak ele alınmaktadır. AYM, bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Ümmühan Kaplan/Türkiye kararındaki gibi yapısal sorun tespiti ve etkili başvuru yolu bulunmadığına ilişkin kararları doğrultusunda 'pilot karar' usulünü uygulamıştır. İlk olarak, AİHM'in kararı üzerine 6384 sayılı Kanun ile makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiasıyla AİHM'e yapılmış başvuruları inceleme yetkisi Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonu Başkanlığı'na (Tazminat Komisyonu) verilmiştir. Ancak AYM, Nevriye Kuruç ([GK], B. No: 2021/58970, 5/7/2022) kararında, yapılan düzenlemelere rağmen makul sürede yargılanma hakkına ilişkin yapısal bir sorun bulunduğunu ve bu sorunun giderilmesi amacıyla bireysel başvurudan önce etkili bir başvuru yolunun kurulması gerektiğini belirtmiştir. AYM, bu kararı Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) göndermiş ve pilot karar usulünün uygulanmasına karar vermiştir. Nevriye Kuruç kararının yayımlanmasından sonra 6384 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinde 7445 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile değişiklik yapılmış, 9/3/2023 tarihi itibarıyla AYM önünde derdest olan başvurulara ilişkin Tazminat Komisyonu'na başvuru imkânı getirilmiştir. Ancak bu değişiklik, 9/3/2023 tarihinden sonra yapılan başvurular yönünden herhangi bir mekanizma getirmemiş ve AYM'ye başvuru yapılmadan önce idari veya yargısal bir başvuru yolu kurulmamıştır. AYM, bu durumu değerlendirerek, makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddialarının AYM'ce ilk elden incelenmeye devam edilmesinin, temel hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi açısından bir önem taşımadığını belirtmiştir. Zira AYM'nin bu kararları, sadece tazminat miktarının belirlenmesinden ibaret kalmakta ve insan haklarının korunması ve geliştirilmesine katkı sağlamamaktadır. Bu nedenle AYM, açıklanan gerekçelerle, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmediğinden 'düşme' kararı vermiştir. AYM'nin beklentisi, pilot kararın gereği olarak makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiasıyla yapılan başvurulara ilişkin etkili bir başvuru yolu oluşturulduktan sonra anılan başvuruların incelenmesidir. Bu yaklaşım, AYM'nin bireysel başvuru sistemindeki iş yükünü azaltma ve etkili bir iç hukuk yolu oluşturulması yönündeki iradesini yansıtmaktadır.