Boşanma davalarında kamera kayıtlarının hukuka aykırı delil niteliği taşıması durumu Yargıtay kararları ışığında nasıl değerlendirilmektedir? HMK ve Anayasa'daki ilgili hükümleri de göz önünde bulundurarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #229179

Boşanma davalarında kamera kayıtlarının hukuka aykırı delil niteliği taşıması, Yargıtay'ın istikrarlı kararlarıyla belirlenmiş önemli bir konudur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 189/2'ye göre, hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Anayasa m. 38/6 ise kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini açıkça belirtir. Bu anayasal kural hem hukuk hem de ceza yargılaması için geçerlidir. Yargıtay, boşanma davalarında diğer tarafın izni ve bilgisi olmadan çekilen görüntülerin hukuka aykırı delil olduğunu ve yargılamada kullanılamayacağını vurgulamaktadır. Örneğin, kadından habersiz olarak ortak konuta ses kaydı ve kamera tertibatı kurulması sonucu elde edilen deliller, erkeğin ortak konuta gizli kamera yerleştirerek elde ettiği görüntü, resim ve ses kayıtları, ve kadının erkekten habersiz şekilde eve kamera yerleştirmesi sonucunda elde edilen deliller hukuka aykırı kabul edilmiştir. Yargıtay, tarafların özel hayatına ilişkin delillerin hukuka aykırı elde edilmesi durumunda, HMK m. 189/2'deki katı uygulamayı sürdürerek bu kayıtların davada kullanılamayacağına karar vermektedir. Bu durum, özel hayatın gizliliği ilkesinin yargılama süreçlerindeki önemini ve yasal güvencesini ortaya koymaktadır.