5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun madde 19 uyarınca 'yakalama emri' çıkarılma şartlarını ve bu emrin infaz sürecindeki rolünü ayrıntılı olarak açıklayınız. Kasten ve taksirle işlenen suçlarda hapis cezalarının doğrudan yakalama emri çıkarılmasına etkisi ile adli para cezasından çevrilen hapislerdeki prosedürel farkları ve Yargıtay içtihatları ışığında denetimli serbestlik ilişkisini değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #229169

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (İnfaz Kanunu) madde 19, hükümlülerin hapis cezalarının infazına başlanması veya devamı için 'yakalama emri' çıkarılmasına ilişkin usul ve şartları düzenlemektedir. Bu madde, infaz sürecinin etkinliğini sağlamayı amaçlar. **1. Yakalama Emri Çıkarılma Şartları ve Rolü (İnfaz K. m.19/1):** İnfaz Kanunu m.19/1'e göre: 'Hükümlü, hapis cezası veya güvenlik tedbirinin infazı için gönderilen çağrı kâğıdının tebliği üzerine on gün içinde gelmez, kaçar ya da kaçacağına dair şüphe uyandırırsa, Cumhuriyet savcısı yakalama emri çıkarır.' * **Olağan Durum:** Kural olarak, hapis cezası kesinleşen hükümlüye infaz için bir çağrı kâğıdı gönderilir. Bu çağrıya rağmen 10 gün içinde gelmeyen veya kaçan/kaçma şüphesi uyandıran hükümlü hakkında Cumhuriyet savcısı yakalama emri çıkarır. * **İnfaz Sürecindeki Rol:** Yakalama emri, hükümlünün hapis cezasının veya güvenlik tedbirinin fiziken infazına başlanmasını sağlamak amacıyla çıkarılır. Bu, hükümlünün ceza infaz kurumuna teslim edilmesini veya güvenlik tedbirinin uygulanmasını temin eden bir cebri icra aracıdır. **2. Kasten ve Taksirle İşlenen Suçlarda Doğrudan Yakalama Emri (İnfaz K. m.19/2):** İnfaz Kanunu m.19/2 (Değişik: 24/1/2013-6411/5 md.) önemli bir istisna getirmektedir: * 'Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıldan fazla hapis cezasının infazı için doğrudan yakalama emri çıkarılır.' * Bu hüküm, belirli ağırlıktaki hapis cezalarında çağrı kâğıdı gönderme prosedürünü atlayarak infaza hız kazandırmayı amaçlar. Suçun kasıtlı veya taksirli işlenmiş olması, doğrudan yakalama emri çıkarılması için aranan hapis cezası miktarını etkiler. Bu, suçun ciddiyetine ve infazın ivediliğine ilişkin bir takdirin yansımasıdır. **3. Adli Para Cezasından Çevrilen Hapislerde Prosedürel Fark (İnfaz K. m.19/3):** İnfaz Kanunu m.19/3 (Ek: 24/1/2013-6411/5 md.) uyarınca: * 'Adlî para cezasından çevrilen hapsin infazında hükümlüye öncelikle çağrı kâğıdı gönderilir.' * Bu, adli para cezasından çevrilen hapis cezalarında daha hafif bir infaz başlangıcı prosedürü öngörüldüğünü gösterir. Doğrudan yakalama emri yerine, öncelikle çağrı ile hükümlüye gönüllü teslim olma imkanı tanınır. **4. Yakalama Emri Sonrası Arama (İnfaz K. m.19/4):** İnfaz Kanunu m.19/4 (Ek:14/4/2020-7242/21 md.) uyarınca: * 'Hakkında yakalama emri çıkarılan hükümlünün yakalanabilmesi amacıyla gerektiğinde konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama yapılabilmesi bakımından Ceza Muhakemesi Kanununun 119 uncu maddesi hükümleri uygulanır. Hâkim tarafından verilecek arama kararları sulh ceza hâkimi tarafından verilir.' * Bu hüküm, yakalama emrinin etkinliğini artırmak amacıyla, hükümlünün saklandığı düşünülen yerlerde arama yapılmasına yasal zemin sağlar ve arama kararının kim tarafından verileceğini belirler. **5. Yargıtay İçtihatları Işığında Denetimli Serbestlik İlişkisi:** Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 14.01.2016 tarihli kararı (E: 2015/30673, K: 2016/332), yakalama emriyle ceza infaz kurumuna alınan hükümlünün denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanma talebiyle ilgilidir. Karar, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 9/4. maddesi ve İnfaz Kanunu'nun 105/A-1-2. maddelerini birlikte değerlendirmiştir: * **Yakalama Sonrası Durum:** Yönetmeliğin 9/4. maddesi, çağrıya uymayan veya açık kuruma teslim olmayan hükümlüler hakkında yakalama emri çıkarılacağını ve yakalandıklarında kapalı kuruma alınarak haklarında Yönetmeliğin 6. madde hükümlerine göre işlem yapılacağını öngörür. * **Denetimli Serbestlik Şartları:** İnfaz Kanunu m.105/A-1, hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak amacıyla belirli şartlar altında (örn. açık ceza infaz kurumunda cezasının son altı ayını kesintisiz geçiren, iyi halli hükümlüler) denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına karar verilebileceğini belirtir. M.105/A-2, açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın iradesi dışındaki bir nedenle ayrılamayanların veya kapalı kuruma geri gönderilenlerin de bu usulden yararlanabileceğini düzenler. * **Yargıtay'ın Sonucu:** Yargıtay kararında, hükümlünün çağrıya icabet etmemesi üzerine yakalama kararı çıkarılarak kapalı ceza infaz kurumuna alındığı ve hakkında herhangi bir açık ceza infaz kurumuna ayrılma kararı bulunmadığı dikkate alınarak, açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarını taşımayan hükümlünün denetimli serbestlik talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yani, yakalama emriyle kapalı kuruma alınan hükümlünün, açık kuruma ayrılma şartlarını sağlamadan doğrudan denetimli serbestliğe geçişi mümkün değildir. Bu durum, infaz sisteminin belirli kademeleri ve şartları olduğunu, hükümlünün yasalara uygun davranarak bu kademeleri aşması gerektiğini göstermektedir. Yakalama emri, bu kademelerin bir parçası olarak, infazın kesintiye uğramamasını sağlayan önemli bir hukuki araçtır.