3402 sayılı Kadastro Kanunu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlarda mirasçılar arasındaki 'taksim' olgusunu ve kadastro tespiti sürecindeki hukuki sonuçlarını açıklayınız. Bu bağlamda, hâkimin resen araştırma yetkisini ve ispat araçlarını değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #229167

Elbirliği mülkiyeti, Türk Medeni Kanunu (TMK) m.701'de düzenlenen, kanun veya sözleşme uyarınca oluşan bir topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyetidir. Mirasın geçmesiyle birlikte, mirasbırakanın birden çok mirasçısı bulunması halinde, mirasın paylaşılmasına kadar terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir 'miras ortaklığı' (elbirliği mülkiyeti) meydana gelir (TMK m.640). Bu ortaklıkta ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır (TMK m.701/2). **1. Elbirliği Mülkiyetinin Hükümleri ve Taksim (TMK m.702, 703):** * **Yönetim ve Tasarruf:** Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim gerekse tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir (TMK m.702/2). * **Paylaşma Yasağı:** Sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz (TMK m.702/3). * **Koruma:** Ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir ve bu korumadan bütün ortaklar yararlanır (TMK m.702/4). * **Sona Erme ve Paylaştırma (TMK m.703):** Elbirliği mülkiyeti, malın devri, topluluğun dağılması veya paylı mülkiyete geçilmesiyle sona erer. Paylaştırma, aksine bir hüküm bulunmadıkça, paylı mülkiyet hükümlerine göre yapılır. **2. Kadastro Tespiti Sürecinde Taksim (3402 Sayılı Kadastro Kanunu Madde 15):** Kadastro Kanunu madde 15, tapuda kayıtlı veya kayıtsız taşınmaz malların malikleri veya zilyetleri arasında yapılan taksimlerin kadastro tespiti sürecindeki hukuki sonuçlarını düzenler: * **İspat Yolları:** Tapuda kayıtlı taşınmaz malların malikleri veya mirasçıları arasında, tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların ise zilyetleri arasında 'taksim edildikleri belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanları ile sabit olduğu takdirde' bu mallar taksim gereğince zilyetleri adına tespit olunur. * **Kısmi İktisap:** Taşınmaz mal tapuda kayıtlı olsun veya olmasın, onun ayrılması mümkün bir kısmının veya belirli bir payının, bu Kanunda zilyet lehine kabul edilen sebeplerle iktisabı caizdir. * **İştirak Halinde Mülkiyetten Devir:** İştirak halinde mülkiyet hükümlerinin söz konusu olduğu hallerde, iştirakçilerinden biri veya birkaçının belirli bir taşınmaz maldaki hissesinin diğer iştirakçilere devir ve temliki; tapulu taşınmaz mallarda yazılı, tapusuzlarda ise her türlü delille ispat edilebilir. * **Fiilen Oluşmuş Sınırlar:** Kadastrodan önce hissedarlar veya mirasçılar arasında ayırma veya birleştirme suretiyle taksime konu edilmiş ve sınırları doğal veya yapay işaret ya da tesislerle belirlenmiş taşınmaz malların, imar plânı bulunmayan yerlerde zeminde fiilen oluşmuş sınırlarına göre tespiti yapılır. **3. Hâkimin Resen Araştırma Yetkisi ve Deliller (3402 Sayılı Kadastro Kanunu Madde 30):** Kadastro tespiti sırasında veya kadastro mahkemelerinde açılan davalarda hâkimin geniş bir resen araştırma yetkisi bulunmaktadır. Bu yetki, mirasçıların tespiti ve malikin belirlenmesi gibi durumlarda önem kazanır: * **Beyanların Dinlenmesi:** Kadastro tutanaklarında beyanlarına başvurulan kişiler, bu beyanlarına gerekçe gösterilerek itiraz edilmedikçe, yeniden dinlenmezler. Ancak hâkim, kadastro tutanağındaki beyanla, duruşma sırasında topladığı deliller arasında çelişki görürse, bunu gidermek için tutanakta beyanlarına başvurulan kimseleri tanık sıfatıyla yeniden dinleyebilir. * **Resen Delil Toplama:** Kadastro komisyonlarından gönderilen tutanaklar ile mahalli mahkemelerden devredilen dosyaların muhtevasından malik tespiti yapılamadığı veya dava açan mirasçının dışında başka mirasçıların da bulunduğu anlaşıldığı takdirde, hâkim resen lüzum gördüğü diğer delilleri toplayarak taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlüdür. Bu, adli yargılamada genel olarak geçerli olan taraflarca getirilme ilkesine (HMK m.25) göre bir istisnadır ve kadastro hukukunun özelliği gereğidir. * **İhtilaflı Kısmın İfrazı:** Kadastro mahkemesinde açılmış davalarda, ihtilaf taşınmaz malın muayyen bir kısmına münhasır kalıyorsa, ilgililerin talebi üzerine ve imar mevzuatı da engel teşkil etmediği takdirde ihtilaflı olmayan kısım ifraz edilerek davaya ihtilaflı kısım üzerinde devam edilir. Özetle, miras ortaklığına tabi taşınmazlarda taksim, kadastro sürecinde özel hükümlerle ele alınır. Zilyetlik ve taksimin ispatı için belgeler, bilirkişi ve tanık beyanları gibi çeşitli deliller kullanılabilir. Hâkim, bu davalarda resen araştırma yetkisine sahip olarak gerçeğin ortaya çıkmasını sağlamakla yükümlüdür.