Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 357 uyarınca Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinde yapılamayacak işlemleri ve bu sınırlamaların temel gerekçelerini akademik bir dille açıklayınız.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 357, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) hukuk dairelerinde, istinaf yargılamasının niteliği gereği, ilk derece yargılamasından farklı olarak bazı işlemlerin yapılamayacağını hükme bağlamıştır. Bu hüküm, istinaf kanun yolunun 'vakıa denetimi' yapmakla birlikte, 'ilk derece yargılaması'nın bir tekrarı olmaması prensibine dayanır. Söz konusu yapılamayacak işlemler ve gerekçeleri şunlardır: 1. **Karşı Dava Açılamaz:** HMK m.357/1'e göre, BAM'da karşı dava açılması mümkün değildir. Gerekçesi, BAM'ın kural olarak ilk derece mahkemesi olarak davaya bakmadığı ve doğrudan dava açılabilen bir merci olmamasıdır. 2. **Davaya Müdahale Talebinde Bulunulamaz:** Üçüncü kişilerin davaya katılması (müdahale) talepleri BAM'da yapılamaz. Gerekçe olarak, müdahale kurumunun niteliği itibarıyla ancak ilk derece mahkemesinde yarar sağlayacağı ve yargılamanın bu aşamasında temelden bir taraf değişikliğine gidilmemesi gerektiği belirtilmiştir. 3. **Davanın Islahı İstenemez:** HMK m.357/1 uyarınca, davanın ıslahı BAM'da yapılamaz. Islah, iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının bir istisnası olup, ilk derece mahkemesinde hüküm ifade eden bir işlemdir. İstinaf aşamasında davanın temelini değiştirecek bir ıslaha izin verilmesi, istinafın amacına aykırı düşer. 4. **Davaların Birleştirilmesi İstenemez (HMK m.166/1 hükmü saklı kalmak üzere):** HMK m.357/1, davaların birleştirilmesi talebinin BAM'da yapılamayacağını öngörmektedir. Gerekçe, BAM'ın ancak ilk derece mahkemesince karara bağlanan davalara bakabilmesi, henüz karara bağlanmamış başka bir davayla birleştirmenin söz konusu olamayacağıdır. 5. **İlk Derece Mahkemesinde İleri Sürülmeyen İddia ve Savunmalar Dinlenemez:** HMK m.357/1'de belirtildiği üzere, BAM resen göz önünde tutulacaklar (kamu düzenine ilişkin hususlar) dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmemiş iddia ve savunmalar dinlenemez. Bu kural, 'iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı'nın istinaf aşamasındaki yansımasıdır. BAM bu yasağa aykırılığı kendiliğinden gözetir. Gerekçe, tarafların yargılamayı bilinçli bir şekilde ilk derece mahkemesinde tamamlaması ve istinafın yeni bir iddia/savunma zemini olmamasıdır. 6. **Yeni Delillere Dayanılamaz:** HMK m.357/1, yeni delillere dayanılamayacağını belirtir. Ancak HMK m.357/3, bu kurala önemli bir istisna getirir: 'İlk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen veya mücbir bir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan deliller bölge adliye mahkemesince incelenebilir.' Bu, delillerin ilk derece mahkemesinde sunulması prensibini korurken, hak kaybını önleyici bir mekanizma sunar. 7. **Bölge Adliye Mahkemeleri İçin Yetki Sözleşmesi Yapılamaz:** HMK m.357/2'ye göre, BAM için yetki sözleşmesi yapılamaz. Gerekçe, bölge adliye mahkemelerinin yetkisinin kamu düzeni ile ilgili olması ve bu yetkinin tarafların iradesiyle değiştirilememesidir. Bu sınırlamalar, istinaf kanun yolunun 'yeniden yargılama' (reformatio in peius) prensibinden ziyade, 'denetim yargılaması' (devolutif etiket) prensibini benimsemesinden kaynaklanır. İstinaf, ilk derece mahkemesinin kararının hukuka ve vakıaya uygunluğunun denetlendiği bir aşama olup, temel amacın ilk derece mahkemesinin eksikliklerini gidermek veya hatalarını düzeltmek olduğu kabul edilir. Bu sayede yargılamanın uzaması engellenir ve yargılamanın daha etkin ve verimli olması sağlanır.