Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Madde 41'de düzenlenen 'Hakimin Reddini' gerektiren talebin 'Geri Çevrilmesi' hallerini açıklayınız. Bu hallerin her birinin hukuki niteliğini ve bu kararı verme yetkisini (toplu/tek hakimli mahkemeler) değerlendiriniz. Ayrıca, bu tür kararlara karşı kanun yollarını ve Yargıtay'ın bu konuda 'usul ve kanuna uygunluk' denetimini emsal kararları ışığında irdeleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #228633

HMK Madde 41, hakimin reddi talebinin mahkeme tarafından doğrudan 'geri çevrilmesi' hallerini düzenler. Bu, talebin esasına girilmeden, belirli şekil veya kötüye kullanım durumlarında reddedilmesini ifade eder. **1. Hakimin Reddi Talebinin Geri Çevrilmesi Halleri (HMK m.41/1):** Hakimin reddi talebi, aşağıdaki hallerde kabul edilmeyerek (esasa girilmeden) geri çevrilir: * **a) Ret talebi süresinde yapılmamışsa:** Hakimin reddi talepleri için kanunda belirli süreler öngörülmüştür (HMK m.36-39). Örneğin, ret sebebi biliniyorsa ilk duruşmada veya ilk işlemde ileri sürülmelidir. Süresi dışında yapılan bir talep, geri çevrilir. * **b) Ret sebebi ve bu sebebe ilişkin inandırıcı delil veya emare gösterilmemişse:** Talepte bulunan tarafın, hakimin tarafsızlığını şüpheye düşürecek somut bir ret sebebi (HMK m.36) ve bu sebebi destekleyen 'inandırıcı delil veya emare' sunması gerekir. Genel, soyut veya varsayıma dayalı iddialar yeterli değildir. Bu eksiklik halinde talep geri çevrilir. * **c) Ret talebinin davayı uzatmak amacıyla yapıldığı açıkça anlaşılıyorsa:** Talebin, yargılamayı kasten geciktirme, oyalamaya yönelik olduğu veya dürüstlük kuralına aykırı bir amaç taşıdığı bariz bir şekilde anlaşıldığında, talep geri çevrilir. Bu, hukuki bir hakkın kötüye kullanılmasının önlenmesi ilkesidir. **2. Kararı Verme Yetkisi (HMK m.41/2):** Bu hallerde ret talebini geri çevirme yetkisi şöyledir: * **Toplu mahkemelerde:** Reddedilen hâkimin müzakereye katılmasıyla karar verilir. * **Tek hâkimli mahkemelerde:** Reddedilen hâkimin kendisi tarafından geri çevrilir. Bu düzenleme, kararı verme yetkisini doğrudan ilgili hakime veya mahkeme heyetine tanıyarak, talebin süratle sonuçlandırılmasını hedefler. **3. Kanun Yolları (HMK m.41/3):** Bu tür geri çevirme kararlarına karşı kanun yolu kısıtlıdır: * **İlk derece mahkemesinin kararlarına karşı:** Sadece hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir. Ayrı olarak istinaf edilemez. * **Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin başkan ve üyeleri hakkındaki kararlarına karşı:** Sadece hükümle birlikte temyiz yoluna başvurulabilir. Bu kısıtlama, hakimin reddi taleplerinin yargılamayı uzatıcı etkisini engellemek ve esasa ilişkin kararın bir bütün olarak incelenmesini sağlamak amacını taşır. **4. Yargıtay'ın Usul ve Kanuna Uygunluk Denetimi:** Yargıtay, HMK m.41'in uygulanmasında usul ve kanuna uygunluğu titizlikle denetler. Metinde yer alan Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin kararları (Esas: 2016/14484 Karar: 2017/484 ve Esas: 2014/214 Karar: 2014/2396) bu denetimin örnekleridir: * **Yargıtay 20. HD, 2017/484 K.:** Bu kararda, ret talebinin 'merci' tarafından (yani ret talebini incelemekle görevli üst mahkeme veya daire tarafından) incelendiği somut olayda, mercinin HMK m.41'de düzenlenen 'geri çevirme' yetkisinin bulunmadığı belirtilmiştir. Merci, HMK m.42 gereğince ret talebi hakkında incelemesini yaparak talebin 'kabulü' veya 'reddi' şeklinde bir karar vermesi gerekirken, hatalı bir şekilde HMK m.41/1 maddesi gereğince reddedilen hakime tanınan 'geri çevirme kararı' niteliğinde bir karar vermesi 'usul ve kanuna uygun' bulunmamış ve hüküm bozulmuştur. Bu karar, HMK m.41'deki 'geri çevirme' yetkisinin sadece reddedilen hakime/mahkemeye ait olduğunu, merciin ise daha detaylı bir 'inceleme' yapması gerektiğini vurgular. * **Yargıtay 20. HD, 2014/2396 K.:** Bu kararda, hakimin reddi için ileri sürülen sebeplerin 'işin esası yönünden temyiz sebebi' niteliğinde olduğu ve HMK m.36'da tanımlanan sebeplerden olmadığı durumlarda, merci tarafından ret talebinin reddedilmesinin isabetsiz olmadığı belirtilmiştir. Ancak merci kararında 'HMK m.41/1-b maddesi gereğince reddine' denilmesi doğru değil ise de, bu hususun hükmün bozulmasını gerektirmediği, HMK m.42'ye göre düzeltilerek onanması gerektiği kararlaştırılmıştır. Bu kararlar, hakimin reddi taleplerinin usul hukuku açısından ne denli hassas bir konu olduğunu ve yasal düzenlemelerin lafzına ve ruhuna uygun hareket etmenin önemini ortaya koymaktadır.