Ceza Muhakemesi Kanunu'na (CMK) göre sanığın duruşmadaki sorgusuna başlamadan önce çözülmesi gereken usuli sorunları (yetkisizlik itirazı, hakimin reddi talebi, tercüman bulundurma) detaylıca açıklayınız. Bu sorunların ileri sürülme zamanlarını, hukuki dayanaklarını ve 'tabii hakim ilkesi' ile olan ilişkilerini Yargıtay kararları ışığında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #228625

Ceza muhakemesi, sanığın adil yargılanma hakkını güvence altına alan bir dizi usuli kurala tabidir. Duruşmada sanığın sorgusuna başlamadan önce mahkemenin çözmesi gereken bazı önemli usuli sorunlar bulunmaktadır: **1. Yetkisizlik İtirazı (CMK Madde 18):** * **Tanım ve İleri Sürülme Zamanı:** Sanık, mahkemenin 'yer bakımından yetkisiz' olduğu iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan önce; bölge adliye mahkemelerinde ise incelemenin başlamasından veya duruşmalı işlerde inceleme raporunun okunmasından önce bildirmelidir (CMK m.18/1). Bu aşamalardan sonra yetkisizlik iddiasında bulunulamaz ve mahkemeler de bu hususta re'sen karar veremez. * **Hukuki Niteliği ve Sonuç:** Yetkisizlik iddiasına ilişkin karar, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusundan önce verilir. Yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir (CMK m.18/3). Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir (CMK m.11/1). Yargıtay içtihadına göre, yetki kuralına uyulmamış olması 'mutlak bozma nedeni'dir. Örneğin, Rize Asliye Ceza Mahkemesi'nin iddianame okunduktan sonra yetkisizlik kararı vermesi ve bu karara dayanarak Zeytinburnu Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılamanın devam edip hüküm kurulması, Yargıtay tarafından bozma nedeni sayılmıştır. Yetkisizlik, kamu düzenine ilişkin bir husustur, ancak ileri sürülme zamanı sınırlandırılmıştır. * **Tabii Hakim İlkesi ile İlişki:** Yetki kuralları, 'tabii hakim ilkesinin' (Anayasa m.37) bir güvencesidir. Tabii hakim, kanunla belirlenmiş ve suçun işlendiği yerle yetkili olan mahkemenin hakimidir. Bu ilke, kişilerin olaydan sonra çıkarılan özel mahkemelerde yargılanmasını önler ve önceden belirlenmiş adil yargılama güvencesi sunar. **2. Hakimin Tarafsızlığını Şüpheye Düşüren Nedenler Dolayısıyla Hakimin Reddi Talebi (CMK Madde 25):** * **Tanım ve İleri Sürülme Zamanı:** Sanık, hakimin tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı hakimin reddini isteyebilir. Bu talep, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusu başlayıncaya; duruşmalı işlerde bölge adliye mahkemelerinde inceleme raporu ve Yargıtay’da görevlendirilen üye veya tetkik hâkimi tarafından yazılmış olan rapor üyelere açıklanıncaya kadar istenebilir (CMK m.25/1). * **Sonradan Ortaya Çıkan Sebepler:** Sonradan ortaya çıkan veya öğrenilen sebeplerle de duruşma veya inceleme bitinceye kadar hakimin reddi istenebilir. Ancak bu istemin, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde yapılması şarttır (CMK m.25/2). * **Yasaklılık Halleri:** Hakimin davaya bakmaktan yasaklı olduğu hallerde (örn. kendisinin suçtan zarar görmesi, eşinin/yakınının davada taraf olması) ret sebepleri her zaman ileri sürülebilir. Tarafsızlık şüphesi, hakimin adil yargılama yapma kapasitesine ilişkin bir endişe olup, reddi, yargılamanın meşruiyeti açısından önemlidir. **3. Tercüman Bulundurulacak Haller (CMK Madde 202):** * **Tanım ve Gereklilik:** Sanık veya mağdurun, meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmemesi durumunda, mahkeme tarafından atanan tercüman aracılığıyla duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar tercüme edilir (CMK m.202/1). Engelli sanık veya mağdura da esaslı noktalar anlayabilecekleri biçimde anlatılır (CMK m.202/2). * **Soruşturma Evresi:** Bu hükümler, soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur veya tanıklar hakkında da uygulanır. Bu evrede tercüman, hakim veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanır (CMK m.202/3). * **Sanığın Tercih Hakkı:** Sanık, iddianamenin anlatılması ve esas hakkındaki mütalaanın verilmesi üzerine sözlü savunmasını, kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde yapabilir. Bu durumda tercüme hizmetleri, il adli yargı adalet komisyonlarınca düzenlenen listeden sanığın seçeceği tercüman tarafından yerine getirilir. Ancak bu tercümanın giderleri Devlet Hazinesince karşılanmaz ve bu imkan yargılamanın sürüncemede bırakılması amacına yönelik olarak kötüye kullanılamaz (CMK m.202/4). * **Hukuki Sonuç:** Bu hüküm buyurucu nitelikte olup, yerine getirilmemesi Yargıtay tarafından bozma gerekçesidir. Zira adil yargılanma hakkı gereği, sanığın kendini ifade edebilmesi ve suçlamayı anlayabilmesi elzemdir. Bu üç usuli sorun, yargılamanın temel ilkelerinden olan 'adil yargılanma hakkı', 'tabii hakim ilkesi' ve 'savunma hakkının' güvencesi niteliğindedir. Mahkeme, bu sorunları sorgu başlamadan önce çözerek, yargılamanın hukuka uygunluğunu ve meşruiyetini sağlar.