Askeri Ceza Kanunu (AsCK) Madde 119'da düzenlenen 'Mafevkin Cürüm Sayılmayacak Olan Fiilleri'ni hukuka uygunluk sebepleri açısından analiz ediniz. Bu düzenlemenin temel amacını, üstün astına karşı zor kullanma yetkisinin hangi durumlarda ve hangi koşullar altında ortaya çıktığını Askeri Yargıtay kararları ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #228623

Askeri Ceza Kanunu (AsCK) Madde 119, belirli durumlarda üst rütbeli asker kişilerin (mafevk) astlarına karşı gerçekleştirdiği ve normalde suç teşkil edecek bazı fiillerin 'cürüm sayılmayacağını' (hukuka uygun kabul edileceğini) düzenler. Bu madde, askeri disiplinin muhafazası ve hizmetin aksamadan yürütülmesi gibi önemli askeri menfaatleri korumayı amaçlayan özel ve istisnai nitelikte hukuka uygunluk sebepleridir. **1. Madde Hükmünün Amacı ve Kapsamı:** * **Temel Amaç:** Askeri disiplinin, özellikle savaş, çatışma, isyan, harekat gibi kritik durumlarda, kesintisiz ve sorgusuz bir şekilde sağlanmasıdır. Üstün emrine itaatin zorunlu olduğu hallerde, astın mukavemetine karşı zor kullanma yetkisi tanınır. * **Kapsam:** Bu madde hükmü, üst statüsünde bulunan asker kişiler ile karakol, devriye ve nöbetçiler hakkında uygulanır. **2. Üstün Suç Sayılmayacak Fiilleri ve Koşulları:** AsCK Madde 119, belirli koşullar altında üstün astına karşı fiillerini hukuka uygun kabul eder: * **a) Astın Fiili Bir Taarruzunu veya Tehlike/Zaruret Halini Defetme (AsCK m.119/1-1.bent):** * **Koşul:** Astın üste karşı gerçekleştirmekte olduğu fiili bir taarruz söz konusu olmalı. Veya, kaçınılmaz ve çok acil bir zaruret veya tehlike halinde astın verilen emre itaatsizlikte ısrar etmesi durumu olmalı. Örneğin, savaş anında verilen bir emre astın uymaması ve bunun büyük zararlara yol açma tehlikesi bulunması. Buradaki fiil, tehdidi ortadan kaldırmaya veya emre itaati sağlamaya yönelik olmalıdır. * **Yargıtay Kararı (Askeri Yargıtay 1.Daire: 19.11.2014-917/920):** Mağdurun sanığa karşı fiili bir taarruzunun söz konusu olmadığı ve olayda kaçınılmaz ve çok acil bir zaruret veya tehlike hali bulunmadığı durumlarda sanığın eyleminin AsCK m.119 kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ve asta müessir fiil suçunu oluşturduğu belirtilmiştir. Bu kararlar, bu hükmün ancak istisnai ve zorlayıcı durumlarda uygulanabileceğini vurgular. * **b) Savaş veya Eşkıya ile Çatışma Sırasında, İsyan ya da Askeri Harekat ve Suçlu Takibi Gibi Görevler Başında Astın Israr ve Mukavemetine Karşı Zorunlu Nedenlerle Silah Kullanması (AsCK m.119/1-2.bent):** * **Koşullar:** * Fiilin savaş, eşkıya ile çatışma, isyan, askeri harekat, suçlu takibi gibi kritik durum veya görevler sırasında gerçekleşmesi. * Son derece gerekli ve vazgeçilmesi mümkün olmayan bir itaati sağlamak zorunluluğu bulunması. * Astın emre itaatsizlikte ısrar etmesi ve vazifenin yapılmasına karşı direnmesi. * İtaati sağlamak için başka vasıtaların bulunmaması ve silah kullanmanın son çare olması (ultima ratio). * Amir veya üstün subay statüsünde bulunması. * **Yargıtay Kararı (Askeri Yargıtay 1.Daire: 12.20.2014-168/172):** Astın amirine karşı saldırıya geçmediği ve silahını düşmemesi için eline almasına rağmen herhangi bir saldırıda bulunmayan mağdura vurulmasını gerektirecek hukuka uygunluk hallerinin gerçekleşmediği, sanığın eylemlerinin asta müessir fiil suçunu oluşturduğu sonucuna varılmıştır. Bu da silah kullanma yetkisinin ancak yasal sınırları içinde ve son çare olarak uygulanabileceğini gösterir. * **c) Hizmete ve Askerliğe İlişkin Kusur ve Hatalarından Dolayı Astını Eleştirmesi ve Muaheze Etmesi (AsCK m.119/1-3.bent):** * **Koşul:** Üstün kastının ve eylemlerinin nitelik itibarıyla astı eleştirme, uyarma veya azarlama sınırları içerisinde olması. Amirin muahezesi, askeri terbiye kuralları dahilinde kalmalı ve asla sövme boyutuna ulaşmamalıdır. * **Yargıtay Kararı (Askeri Yargıtay 4.Daire: 13.12.2011-1069/1053):** Nöbetçi astsubayın, emre itaatsizlik eden mağdur ere birçok kez vurması, omuzlarından tutup kafasını dolaba vurması ve mağdurun yüzünde sabit iz bırakacak şekilde yaralanması eyleminde, sanığın kastının ve eylemlerinin astı tenkit ve muaheze etme sınırlarını aştığı, mağdurun bedenine cismen eza verme amacına yönelik olduğu ve bu nedenle asta müessir fiil suçunu oluşturduğu belirtilmiştir. Bu madde, askeri hayatın kendine özgü zorunluluklarını ve disiplin anlayışını yansıtırken, aynı zamanda bu yetkilerin sınırsız olmadığını ve kötüye kullanılmaması gerektiğini Yargıtay içtihatlarıyla ortaya koymaktadır. Askeri menfaati koruma ve disiplini sağlama amacıyla getirilen bu istisnai hükümler, temel hak ve özgürlüklerin korunması ilkesiyle dengelenmeye çalışılır.