112 ve 155 Acil Çağrı Merkezleri'nde yapılan görüşme kayıtlarının ceza muhakemesinde delil olarak kullanılabilirliğini hukuki dayanaklarıyla açıklayınız. Bu kayıtların elde edilmesinde Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Madde 135'in 'iletişimin denetlenmesi' hükümleriyle çelişip çelişmediğini ve Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını değerlendiriniz.
112 ve 155 Acil Çağrı Merkezleri'ne yapılan görüşme kayıtlarının ceza muhakemesinde delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı, maddi hakikatin araştırılması ve delillerin hukuka uygunluğu açısından önemli bir konudur. **1. Hukuki Dayanaklar:** * **112 Acil Çağrı Merkezleri Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliği Madde 22:** Bu Yönetmelik, 'Veri Paylaşımı ve Güvenliği' başlığı altında, çağrı merkezine yapılan aramalara ilişkin yazılı ve sesli kayıtların vaka adli soruşturmaya konu olduğunda, Cumhuriyet Başsavcılığı veya yetkili mahkemesince istenilmesi halinde ve idari soruşturmalarda görevli müfettişlere veya muhakkiklere verileceğini düzenler. Diğer soruşturmalarda ise soruşturmayı açan kurumun en üst amirinin yazılı talebi üzerine verilebilir. Bu hüküm, çağrı kayıtlarının adli makamlarla paylaşılmasının yasal zeminini oluşturur. * **Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Madde 160 ve 161:** CMK'nın 160. maddesi, Cumhuriyet savcısının maddi gerçeğin araştırılması ve adaletin sağlanması için her türlü araştırmayı yapabileceğini; 161. maddesi ise kolluğun, suçun ihbarı veya başka suretle haberdar olması halinde derhal Cumhuriyet savcısına durumu bildirmesi ve onun emri doğrultusunda gerekli soruşturma işlemlerini yapması gerektiğini belirtir. Bu genel soruşturma ve delil toplama yetkileri, çağrı kayıtlarının da delil olarak elde edilmesine imkan tanır. * **CMK Madde 174/1-b:** Kanun koyucu, suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen iddianamenin mahkeme tarafından Cumhuriyet başsavcılığına iadesine karar verileceğini belirterek, delilin ceza muhakemesindeki önemini vurgulamıştır. **2. CMK Madde 135 ve 'İletişimin Denetlenmesi' ile İlişki:** Anayasa'nın 22. maddesi ve CMK'nın 135. maddesi, haberleşmenin gizliliğini ve iletişimin denetlenmesini (dinlenmesi, kayda alınması, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi) hakim kararına veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emrine bağlamıştır. Ancak, çağrı merkezlerine yapılan 112 ve 155 gibi ihbar amaçlı görüşmelerin, bu 'iletişimin denetlenmesi' kapsamına girip girmediği tartışılabilir. Metinde yer alan görüşe göre, bu kayıtların Anayasa m.22 ve CMK m.135 kapsamında hakim kararı veya savcı emri olmadan alınamayacağı ve hukuka aykırı delil sayılacağı iddiasında isabet bulunmamaktadır. **Yargıtay'ın Yaklaşımı:** Yargıtay, 112 ve 155 çağrı hatlarına yansıyan konuşmaların delil olarak kullanılmasında hukuki bir engel bulunmadığı görüşündedir. Metinde belirtilen Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 22.06.2023 tarihli, 2022/10772 E., 2023/4478 K. sayılı kararında, 112 ses kaydı inceleme tutanağının deliller arasında sayılması ve 'beyan delili' niteliği taşıdığının ortaya konulması, bu kayıtların hukuka uygun delil olarak kabul edildiğini gösterir. Yargıtay'a göre, Cumhuriyet savcıları ve hakimler, doğrudan veya kolluğa verecekleri talimatla bu kayıtların ilgili kısımlarını alıp soruşturma dosyasına koyabilirler. Hatta 112 ve 155 yetkilileri de, bir suçla yakından ilgili gördükleri görüşme kaydını re'sen adli makamlara göndermelidirler. **Değerlendirme:** Acil çağrı hatlarına yapılan aramalar, genellikle bir suçun ihbarı, yardım talebi veya acil bir duruma ilişkin bilgi verme amacı taşır. Bu kayıtlar, kamu hizmetinin bir parçası olarak otomatik olarak kaydedilir ve genellikle 'iletişimin denetlenmesi' hükümlerindeki gibi bir şüpheliye veya mağdura yönelik özel bir takip faaliyeti değildir. Daha ziyade, bir olayın ilk bildirimini içeren ve kamu makamlarının bilgilendirilmesi amacıyla yapılan iletişimlerdir. Bu nedenle, bu kayıtların CMK m.135 kapsamına girmediği ve genel delil toplama kuralları çerçevesinde hukuka uygun delil olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay'ın bu yaklaşımı, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması prensiplerini desteklemektedir.