Kadastro Kanunu'na göre tapu kayıtlarında yer almayan taşınmazların tespiti ve kayıt ile belgelerin kapsamının tayini nasıl yapılır? 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 20. maddeleri çerçevesinde zilyetlikle iktisap ve miktar fazlalıklarının değerlendirilmesi esaslarını açıklayınız.
3402 sayılı Kadastro Kanunu, tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların tespiti ve mevcut kayıt ve belgelerin kapsamının tayini konusunda önemli düzenlemeler içermektedir. Temel amaç, kadastro tespiti ile mülkiyetin tescilini sağlamaktır. **1. Tapuda Kayıtlı Olmayan Taşınmaz Malların Tespiti (Madde 14):** Madde 14, tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların zilyetlikle iktisabını düzenler. Buna göre: * **Genel Kural:** Aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle (vergi kayıtları, fermanlar, temessükler vb.) veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir. * **Sulu/Kuru Arazi Ayrımı:** Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerine göre yapılır. * **Uzman Desteği:** Kadastro Komisyonlarına konu uzmanı Ziraat Mühendisi dahil edilir. * **Kapsam Dışı Kalan Kısmın Tespiti:** Yukarıdaki yüzölçümü sınırlarının dışında kalan kısmın zilyedi adına tespit edilebilmesi için, zilyetliğin ayrıca belirli belgelere (örneğin, 31/12/1981 veya daha önceki tarihlere ait vergi kayıtları, tasdikli irade suretleri, fermanlar, tapu yoklama kayıtları, mülknameler vb.) dayandırılması zorunludur. **Madde Gerekçesi ile Getirilen Yenilikler:** Madde, mülga 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 33. maddesini esas almıştır. Uygulamadaki eşitsizlikleri gidermek amacıyla sulu/susuz arazi ayrımı getirilmiştir. Ayrıca, aradan geçen zaman ve Emlak Vergisi Kanunu'nun yürürlük tarihi nazara alınarak, 1972 yılına kadar olan vergi kayıtlarının zilyetlik belgesi olarak kabul edilmesi gibi zilyet lehine yenilikler getirilmiştir. **2. Kayıt ve Belgelerin Kapsamını Tayin (Madde 20):** Madde 20, tapu kayıtları ve diğer belgelerin kapsadığı yerin nasıl belirleneceğini açıklar: * **Harita, Plan ve Krokiye Dayanan Kayıtlar:** Eğer kayıt ve belgeler harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokideki sınırlara itibar olunur. * **Harita, Plan ve Krokiye Dayanmayan Sabit Sınır Belirtilen Kayıtlar:** Bu tür belgelerde belirtilen sınırlar mahalline uygulanabiliyor ve bu sınırlar içinde kalan yer hak sahibi tarafından kullanılıyor ise, kayıt ve belgelerde gösterilen sınırlar esas alınarak tespit yapılır. * **Harita, Plan ve Krokiye Dayanmayan Değişebilir ve Genişletilmeye Elverişli Sınır Belirtilen Kayıtlar:** Bu durumda, belgelerde gösterilen miktara itibar olunur. Ancak, değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardaki taşınmaz malların kayıtları, fizik yapıları ve konumları itibarıyla belli bir yeri kapsıyorsa, tespit o sınır esas alınarak yapılır. * **Hazinece Satılan veya Dağıtılan Mallarda Fazlalık:** Hazinece özel kanunlar hükümlerine göre değişmez ve genişlemeye müsait olmayan sınırlarla veya miktar üzerinden satılan, tefviz veya tahsis veya parasız dağıtılan taşınmaz mallarda çıkan fazlalık, satış, tefviz, tahsis ve dağıtım tarihinden itibaren on yıl geçmiş ise miktarına bakılmaksızın kayıt sahibi adına tespit edilir. Bu tür fazlalıklar hakkında şartlar uygun bulunduğu takdirde Madde 14 ve 17 hükümleri uygulanır. Miktar fazlası hakkında zilyetliğin başlangıcı için bir belge ibraz edilmediği takdirde Yargıtay uygulamalarında kararlılık kazandığı gibi miktar fazlası üzerinde, kazandırıcı zamanaşımının başlangıç günü, kayıt veya belgenin düzenlendiği tarih kabul edilmektedir. Bu maddeler, kadastro çalışmalarında mülkiyetin tespiti ve sınırlarının belirlenmesinde zilyetlik, belge içeriği ve güncel duruma ilişkin karmaşık ilişkileri yasal bir çerçeveye oturtur.