Muris muvazaası kavramını tanımlayarak, bu hukuki işlemin bünyesinde barındırdığı temel unsurları ve bu unsurların her birini detaylıca açıklayınız. Özellikle 'görünüşteki işlem' ve 'gizli sözleşme' arasındaki ilişkiyi miras hukukundaki yerini de göz önünde bulundurarak izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #228593

Muris muvazaası, murisin (miras bırakanın), mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla yaptığı karşılıksız kazandırmaları (genellikle bağışlamaları) satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermesidir. Türk Medeni Kanunu'nda doğrudan düzenlenmeyip Yargıtay içtihatlarıyla geliştirilmiştir. Bünyesinde beş önemli unsur barındırır: 1. **Görünüşteki İşlem (Zahiri Sözleşme):** Miras bırakan ile diğer taraf arasında, mirasçıları aldatmak amacıyla yapılan resmi işlemdir. Genellikle tapuda satış sözleşmesi veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi olarak karşımıza çıkar. Bu işlem, dışarıdan bakıldığında geçerli bir hukuki muamele gibi görünür. 2. **Gizli Sözleşme (Muvazaalı Sözleşme):** Gerçekte tarafların iradesine uygun olan, ancak mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla gizlenen sözleşmedir. Muris muvazaasında bu gizli sözleşme her zaman bir bağışlama şeklinde yapılır. Taraflar, görünüşteki işlemin hüküm ifade etmeyeceği, gerçek işlemin ise bağışlama olduğu konusunda anlaşmışlardır. 3. **Muvazaa Anlaşması:** Miras bırakan ile taşınmazın devredildiği kişi arasında, görünüşteki işlemin gerçekte bir işlem olmadığını ve gizli işlemin (bağışın) yapılmak istendiğini gösteren karşılıklı ve uyumlu irade beyanıdır. Bu anlaşma, mirasçıları aldatma kastını içerir. 4. **Mirasçılardan Mal Kaçırma Kastı (Aldatma Amacı):** Murisin asıl amacının, mirasçı veya mirasçılarından (özellikle saklı pay sahibi olanlardan) mal kaçırmak olmasıdır. Bu kasıt, muvazaanın temelini oluşturur ve davanın kabulü için ispatlanması gereken en önemli unsurdur. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin Esas: 2013/13138 Karar: 2013/12593 tarihli kararında da belirtildiği üzere, miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması esastır. 5. **Mirasçının Aldatılmış Olması:** İşlemin yapıldığı tarihte aldatmak istediği bir mirasçısının bulunması ve davacının davanın açıldığı tarihte mirasçı olması yeterlidir. Aldatılan mirasçının işlemi yapıldığı tarihte mirasçı olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. İlişki ve Sonuç: Görünüşteki satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi, muvazaa nedeniyle geçersizdir (mutlak butlan). Gizli bağışlama sözleşmesi ise şekil şartı taşımadığı için (genellikle taşınmaz devrinde resmi senetle yapılmadığı için) o da geçersizdir. Dolayısıyla, muris muvazaasıyla yapılan devir işlemi hukuken hükümsüzdür ve mirasçılar bu taşınmazın terekeye geri dönmesi için Tapu İptal ve Tescil Davası açabilirler.