Anayasa Mahkemesi'nin değerlendirdiği müebbet hapis cezasında koşullu salıverilme olayında, başvurucunun 'terör suçlusu' olup olmadığının tespiti neden önem arz etmektedir? 5275 sayılı Kanun ve 3713 sayılı Kanun bu konuda ne gibi ayrımlar yapmaktadır?
Başvurucunun 'terör suçlusu' olup olmadığının tespiti, koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağını belirlemek açısından elzemdir. 5275 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 17. maddesinin (4) numaralı fıkrası, ölüm cezaları müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen 'terör suçlularının' koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamayacağını belirtir. 3713 sayılı Kanun, 'terör suçu' ile 'terör suçlusu' kavramlarını farklı tanımlar. Terör suçlusundan söz edebilmek için kişinin ya örgüt mensubu olması ya da örgüt adına suç işlemesi gerekir. Somut olayda, başvurucunun mahkûmiyet kararında bir örgüt üyeliği veya örgüt adına suç işlediği tespiti yapılmamıştır. (zulkufarslan.av.tr/muebbet-haps-cezasinda-kosullu-saliverilme/)