Borç verilen paranın geri alınmasında izlenecek hukuki yolları (icra takibi, alacak davası) ve ispat yükümlülüğünü (yazılı delil, delil başlangıcı, tanık, Whatsapp konuşmaları) açıklayınız. 'Elden verilen borç para' ile 'EFT/Havale ile verilen borç para'nın ispatı arasındaki farkı dekont açıklamalarının önemi bağlamında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #228138

Borç verilen paranın geri alınmasında öncelikle borç verildiğine dair tüm delillerin toplanması gerekir. Hukuki yollar: 1. İcra Takibi: Eldeki delillerle ilamsız icra takibi başlatılabilir. Borçlu ödeme emrine 7 gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşir ve haciz işlemleri başlar. 2. Alacak Davası: Ödünç verme sözleşmesinden kaynaklı alacak davası açılabilir, ancak uygulamada icra takibi daha uygun görülür. 'İspat Yükümlülüğü': 'Yazılı delille (senetle) ispatı gereken hususlar' (HMK m. 200, 201), istisnalar dışında takdiri delillerle (tanık) ispatlanamaz. Ancak 'delil başlangıcı' (HMK m. 202) bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve karşı taraftan gelmiş belgedir (örn. Whatsapp konuşmaları). 'Elden verilen borç para'nın ispatı daha zor olup genellikle yazılı belge veya delil başlangıcı gerektirir. 'EFT/Havale ile verilen borç para'da ise dekontlar önemli delildir. Havale kural olarak bir ödeme vasıtasıdır, bu karinenin tersini ispat yükü havaleci üzerindedir. Dekont açıklamasına 'borç' yazmak son derece önemlidir ('Yargıtay 3. HD Esas:2022-4857 Karar:2022-6423'), aksi takdirde 'TBK m. 102' uyarınca muaccel borç için yapılmış sayılır. Borç verilen kişiyi ceza hukuku anlamında şikayet etmek mümkün değildir, çünkü bu hukuki bir uyuşmazlıktır.