Zina nedeniyle boşanma davasının tahmini süresini (anlaşmalı/çekişmeli) ve avukatlık hizmetinin bu süreyi kısaltmadaki rolünü açıklayınız. Aldatılan eşin tazminat davası açma hakkını ve Yargıtay'ın üçüncü şahıslara karşı manevi tazminat talebine ilişkin yaklaşımını değerlendiriniz.
Zina nedeniyle boşanma davasının süresi, anlaşmalı veya çekişmeli olmasına göre değişir. Çekişmeli boşanma davaları için yargı makamında planlanan ortalama süre 300 gün olarak belirlenmiştir, anlaşmalı boşanma davaları için ise 40 gün. Alanında uzman bir boşanma avukatı aracılığıyla bu süre ortalama 5 celsede sona erebilirken, avukatlık hizmeti alınmadığında yaklaşık 8 ile 10 celse sürebilir. Aldatılan eş, 'Türk Medeni Kanunu'nda (TMK m. 174)' yer alan tazminat hükümleri gereği, kusurlu olan tarafa (aldatan eşe) tazminat davası açma hakkına sahiptir. Ancak, Yargıtay tarafından aldatılan eşlerin yalnızca zina nedeniyle üçüncü şahıslardan (aldatan eşin birlikte olduğu kişiden) tazminat talep etme haklarının olmadığına karar verilmiştir. Yargıtay'ın bu kararına göre, evli bir kişiyle birlikte yaşayan üçüncü bir kişinin eylemleri, karşı tarafa karşı haksız fiil olarak kabul edilemez, zira sadakat yükümlülüğü eşler arasındadır ve medeni hukuk özel olarak üçüncü bir kişinin müşterek sorumluluğunu sağlamaz. Ancak, zina durumunda, diğer taraf, bazı sınırlı durumlarda, zinanın birlikte işlendiği üçüncü kişiye karşı manevi tazminat davası açabilir (örneğin, üçüncü kişinin evli olduğunu bilerek ilişkiye girmesi ve evliliğin yıkılmasına doğrudan kasıtlı olarak sebep olması gibi istisnai hallerde).