Zina nedeniyle boşanma kararının (TMK m.161) mal paylaşımı üzerindeki etkisini, 'edinilmiş mallara katılma rejimi'nde kusurlu eşin katılma hakkının (kalıntı değer payı) azaltılması veya iptali takdir yetkisi bağlamında açıklayınız. Hakimlerin karar verirken göz önünde bulundurduğu kriterleri belirtiniz.
Zina nedeniyle boşanma kararının mahkeme tarafından verilmesinin ardından mal paylaşımının yapılması için 2. bir dava açılabilir. 'Türk Medeni Kanunu'nda (TMK m. 236/2)' düzenlenen bu duruma göre: zina kararı göz önünde bulundurularak mal paylaşımı diğer paylaşımlarda olduğu gibi yarı oranda olmayabilir. Mahkeme, kusurlu eşin katılma hakkı, kalıntı değer payının adil bir şekilde azaltılmasına veya bu hakkın iptaline karar verebilir. Yani zina halinde hâkim, alacaklara iştirak esasına göre malları eşler arasında yarıdan farklı bir oranda bölüştürme takdirine sahiptir. Örneğin, mal paylaşımında eşini aldatan erkeklerin katılım oranı 1/3, kadınların payı ise 2/3 olarak belirlenebilir. Hâkim, aldatmanın özelliklerine, evliliğin süresine, çocuk olup olmadığına vb. birçok kriteri göz önünde bulundurarak aldatan eşe mal vermemeye karar verebilir. Bu kapsam sadece edinilmiş mallar üzerinde geçerlidir; diğer mal rejimleri bu kapsamda sayılmaz. (TMK m. 236/2 ve diğer mal rejimleri (TMK m. 202 vd.) hükümleri çerçevesinde açıklanmıştır.)