Türk Ceza Kanunu'nun 116. maddesinde düzenlenen 'konut dokunulmazlığının ihlali' ve 'işyeri dokunulmazlığının ihlali' suçlarının temel unsurlarını ve farklarını açıklayınız. Her iki suç için 'rızaya aykırılık' ilkesinin önemini ve 'evlilik birliği' ile 'ortak kullanım' durumlarındaki rıza istisnasını belirtiniz.
'5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 116'ya göre: 'Konut dokunulmazlığının ihlali', bir kimsenin konutuna veya eklentilerine rızasına aykırı olarak girmesi veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmamasıdır. 'İşyeri dokunulmazlığının ihlali' ise, birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesidir. Farkları: İşyeri dokunulmazlığı ihlalinde ceza (altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası) genellikle konut dokunulmazlığı ihlalinden (altı aydan iki yıla kadar hapis) daha düşüktür. Ayrıca işyerlerinde 'mutat' (alışılmış) girişler rıza aramazken, konut için her zaman rıza aranır. 'Rızaya aykırılık' suçun temel unsurudur; rıza olmaması veya geri alınan rızaya rağmen çıkılmaması gerekir. 'Evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.' Örneğin, eşlerden birinin diğerinin bilgisi olmadan tamirciyi eve alması meşru kabul edilirken, zina amacıyla birini eve alması meşru değildir. (TCK m.116 ve ilgili gerekçeler çerçevesinde açıklanmıştır.)