5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160. maddesinde düzenlenen 'zimmet' suçunun TCK m.247'den farklılaşan yönlerini (fail, suçun konusu, ceza miktarı, etkin pişmanlık hükümleri, zarar tazmini) karşılaştırmalı olarak açıklayınız. Özellikle bankacılık mevzuatına uygun işlemlerin zimmet oluşturmaması ilkesini belirtiniz.
'5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Madde 160'ında düzenlenen zimmet suçu, 'TCK m.247'den farklılaşan özel hükümler içerir: 1. Fail: Banka yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensuplarıdır (TCK m.247'deki 'kamu görevlisi'ne göre daha sınırlı ve özel bir fail grubudur). 2. Suçun Konusu: Para veya para yerine geçen evrak veya senetleri veya diğer mallardır (Bankacılık sektörüne özgü). 3. Ceza Miktarı: Altı yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır (TCK'dan farklı, daha spesifik aralıklar). Hileli davranışlarla işlenmesi halinde on iki yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası verilir; adli para cezasının miktarı bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz. 4. Zarar Tazmini: Bankanın uğradığı zararı tazmine mahkûm edilirler, ödenmemesi halinde mahkemece re’sen ödettirilmesine hükmolunur. 5. Etkin Pişmanlık: Soruşturma başlamadan önce iade veya tazmin halinde cezanın üçte ikisi, kovuşturma başlamadan önce yarısı, hükümden önce ise üçte biri indirilir. 'Bankacılık mevzuatı ile bankacılık usul ve prensiplerine uygun kredi kullandırma, bu kredileri temdit etme veya ek kredi kullandırma, taksitlendirme, teminata bağlama yahut sair yöntemlerle yeniden yapılandırma işlemleri zimmet suçunu oluşturmaz.' Bu durum, sektörün özel dinamiklerine saygıyı ve meşru ticari faaliyetlerin suç sayılmamasını temin eder.