Parselasyon uyuşmazlıklarında dava açma süresini, tebligat usulü ve 'ilânen tebliğ' ile 'gerçek öğrenme' kavramları arasındaki farkı açıklayınız. Askı süresi içinde yapılan itirazın dava açma süresi üzerindeki etkisini belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #228105

Parselasyon işlemlerinin tebligat usulü olarak '3194 sayılı İmar Kanunu'nda ilanen tebliğ yöntemi öngörülmüş olsa da, yargı kararlarında bu işlem sübjektif bir işlem olarak görülmektedir. Bu nedenle mülkiyet hakkını ilgilendirdiği dikkate alınarak ilgililere tebligat yapılması aranmaktadır. Yani dava açma süresi hesaplanırken yalnızca askı tarihleri dikkate alınarak belirleme yapılmamaktadır. Tebligat yapılmayan ve sadece askıya çıkartılmak suretiyle ilan edilen parselasyon işlemlerinde dava açma süresi, 'ilgili kişinin işlemi öğrendiğini belirttiği tarih' esas alınarak belirlenmektedir. Tebligat gerçekleştiği durumlarda '2577 sayılı Kanun' uyarınca 60 gün içerisinde dava açılmalıdır. Eğer askı süresi içerisinde itiraz edilmiş ise askı süresinin bitiminden itibaren 60 gün içinde idareden cevap verilmesi beklenir. Bu süre içerisinde idarece cevap verilirse cevabı takip eden 60 gün içerisinde dava açılmalıdır. Cevap verilmez ise 60 gün sonunda itirazın zımnen reddedildiği kabul edilerek takip eden 60 gün içerisinde dava açılmalıdır. Danıştay 6. Dairesi bir kararında, askı süresi içerisinde yapılan itirazın zımnen reddedilmesi üzerine dava açma süresinin başlayacağını belirtmiştir.