Parselasyon uyuşmazlıklarında hangi durumların hukuka aykırılık olarak kabul edildiğini ve bu durumların iptal sebebi teşkil ettiğini açıklayınız. Özellikle idarenin takdir yetkisinin sınırlarını ve Danıştay'ın bu konudaki yaklaşımını örnekle belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #228104

Parselasyon uyuşmazlıklarında hukuka aykırılık olarak kabul edilen durumlar: 1. Taşınmazın kamu eline bedelsiz geçirilmesi amacıyla yapıldığı durumlar. 2. Düzenleme ortaklık payının hatalı belirlenmesi ('%40 oranının aşılması veya keyfi hesaplama'). 3. Kapanan kadastral yolların belediye ya da il özel idaresi adına taşınmaz oluşturmak üzere tahsis edilmesi. 4. Uygulama sonrasında tahsis yapılırken maliklere imkan var iken en yakın yerden tahsis yerine farklı yerlerden tahsis yapılması. 5. Düzenleme sınırının hatalı belirlenmesi. 6. Uygulama imar planına ve notlarına aykırı parseller oluşturulması. 7. Kamu ortaklık payının hatalı hesaplanması. 8. '2981 sayılı Kanunun EK 1 maddesi'nin şartları oluşmadan uygulanması. Danıştay 6. Dairesinin 16.02.2000 tarihli, E:1999/784 K:2000/932 sayılı kararında, müstakil parsel verilmeksizin hisseli tahsis yapılmasının '3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi' uyarınca parselasyon ilkelerine aykırı olduğu belirtilmiştir. Danıştay, belediyece böyle bir hesaplama yapılmaksızın %35 pay alınmak suretiyle belediye adına imar parselleri oluşturulmasında isabet görmemektedir. Bu durumlar idarenin takdir yetkisinin hukuka uygunluk denetimine tabi olduğunu göstermektedir.