Kiracının sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı erken tahliye etmesi durumunda, kiraya verenin talep edebileceği 'makul süre tazminatı'nın hukuki dayanağını (TBK m. 325) ve Yargıtay uygulamalarındaki süresini (3 ay) detaylandırınız. Kiraya verenin zararın artmasını önleme yükümlülüğünü de bu kapsamda değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #228032

Kiracının sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verdiği takdirde, kira sözleşmesinden doğan borçları, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder. Bu durum '6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 325' ile düzenlenmiştir. Yargıtay uygulamalarına göre kiralanan taşınmazın yeniden kiraya verilebileceği makul sürenin genellikle 3 AY olduğu kabul edilmektedir. Kiracının bu sürenin geçmesinden önce kiraya verenden kabul etmesi beklenebilecek, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı bulması hâlinde, kiracının kira sözleşmesinden doğan borçları sona erer. Ayrıca, 'TBK Md. 112 ve 52' hükmü gereğince kiraya veren de yeninden kiralama konusunda gerekli gayreti göstermeli ve haksız fesih ile ortaya çıkan zararın artmasına sebep olmamalı ve zararı gidermek için gerekli gayreti göstermelidir. Kiraya verenin zararın artmasına sebep olan kusurundan sorumlu tutulması da söz konusudur. Kiraya verenin zararı, tahliye tarihinden itibaren aynı koşullarda kiralananın yeniden kiraya verilmesine kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira bedelinden ibarettir.