Türk hukukunda adli kontrol tedbirinin tutuklamaya alternatif olma niteliğini ve CMK m.109 ile 100 bağlamında uygulama koşullarını açıklayınız. Ayrıca, AB ülkeleri (özellikle Almanya ve Avusturya) uygulamalarıyla Türkiye'deki tutuklama oranları arasındaki farkı değerlendiriniz.
Tutuklama, ceza yargılaması bakımından istisnai bir tedbir olup, esas olan tutuksuz yargılamadır. 'CMK Md. 109'da tutuklamaya alternatif ve tutuklama koşullarının varlığı halinde adli kontrol kararı verilmesi yerine şüpheli hakkında sıralanan tedbirlerin uygulanmasına imkan bulunmaktadır. Yani, tutuklama sebepleri ('CMK Md. 100') var olsa bile, tutuklamanın ölçülü olmayacağı durumlarda adli kontrole başvurulabilir. Metinde belirtildiği üzere, AB ülkeleri, özellikle Almanya ve Avusturya gibi ceza yargılaması sürecinin ülkemizle hemen hemen aynı nitelikte olduğu ve usul kanununun benzer olduğu ülkelerde tutuklama oranı hükümlü oranının %5’ini geçmemektedir. Türkiye'de ise tutuklamanın, ceza yargılamasında vazgeçilmez bir zorlama aracı olarak işlev gördüğü, yargı mercilerinin AB uygulamalarından bihaber olduğu, hukuki anlamda yetersiz bağlar kurulduğu için adil bir şekilde uygulanmayan bir tedbir olduğu eleştirisi mevcuttur.