Borçtan kurtulma davasının hukuki niteliği nedir ve İcra İflas Kanunu'nun 69/2. maddesi çerçevesinde hangi özel şartlarla açılabilir? Bu davada ispat yükü kime aittir ve davanın olası sonuçları (borçlu lehine ve aleyhine sonuçlanması durumları) nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #227483

**Borçtan Kurtulma Davasının Hukuki Niteliği:** Borçtan kurtulma davası, niteliği gereği bir menfi tespit davasıdır. İcra İflas Kanunu’nun 69/2. maddesinde düzenlenmiştir. Bir kişinin borcu olmadığı halde borçlu olduğu iddia edilerek aleyhine icra takibi başlatılması durumunda, aksini ispatlamak ve borçtan kurtulmak amacıyla açtığı bir davadır. Bu davanın asıl amacı, icra mahkemesince verilmiş olan itirazın geçici kaldırılması kararının, itirazın kesin olarak kaldırılmasına dönüşmesini engellemektir. Bu sebeple yalnızca itirazın geçici kaldırılması halinde açılabilecek özel bir dava türüdür. **Açılma Şartları (İİK m. 69/2):** - Aleyhine başlatılmış olan icra takibine borçlunun itiraz etmiş olması gerekir. - İcra mahkemesince bu itirazın geçici olarak kaldırılmasına karar verilmiş olması gerekir. - Borçlu, itirazın geçici kaldırılması kararının kendisine tefhim veya tebliğ edildiği tarihten itibaren **7 günlük hak düşürücü süre** içinde genel mahkemede (Asliye Hukuk Mahkemesi) bu davayı açmalıdır. - Davanın dinlenebilmesi için, dava konusu alacağın **yüzde 15’inin** ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine teminat olarak depo edilmesi zorunludur. Borçlu bu teminatı yatırmaz ise dava reddedilir. **İspat Yükü:** Borçtan kurtulma davasında ispat yükü davalı olan alacaklının üzerindedir. Yani alacaklı, alacağının varlığını ve borçlunun borçlu olduğunu ispatlamalıdır. Bu durum, menfi tespit davasından (borçlu ispat yüküne sahipken) farklılık gösterir. **Davanın Olası Sonuçları:** 1. **Dava Alacaklı Lehine Sonuçlanırsa (Dava Reddedilirse):** * Borcun varlığı tespit edilmiş olur. İtirazın geçici kaldırılması kararı, kesin kaldırma kararına dönüşür. * Alacaklı tarafça icra takibine devam edilerek borçlunun mallarının haczedilmesi istenebilir. Geçici haciz konulmuşsa, bu haciz de kesin hacze dönüşür ve satış istenebilir. * Borçlu taraf, alacaklı tarafa takip konusu alacağın **%20’sinden az olmamak üzere tazminat** ödemeye mahkum edilir. Yargılama giderleri de borçlu tarafa yükletilecektir. * Borçlu tarafça karara karşı istinaf yoluna başvurulması, kural olarak hükmün icrasına engel olmaz. Ancak borçlu İİK 36. madde hükümlerini yerine getirerek, icra dairesinden mühlet isteyebilir. 2. **Dava Borçlu Lehine Sonuçlanırsa (Dava Kabul Edilirse):** * İcra takibi hemen durur. Kararın kesinleşmesi halinde ise, icra takibi iptal edilir. * Davanın sonuçlanmasından önce borçlunun malları haczedilmiş ise haciz kalkar, mallar satılmış ise satış bedeli borçluya ödenir. * Davalı alacaklı taraf, davacı borçlu tarafa takip konusu alacağın **%20’sinden az olmamak üzere tazminat** ödemeye mahkum edilir. Yargılama giderleri de alacaklı tarafa yükletilecektir. Bu dava, borçlunun hak kaybı yaşamaması adına süresinde ve usulüne uygun şekilde açılması gereken kritik bir hukuki yoldur.