Askeri Ceza Kanunu m. 81'de düzenlenen 'Askerlikten Kurtulmak İçin Hile Yapanlar' suçunun hukuki değeri ve unsurlarını açıklayınız. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2015/25504 E. sayılı emsal kararında bu suçun 'sahtecilik' suçuna göre özel niteliğini nasıl yorumladığını analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #227461

**'Askerlikten Kurtulmak İçin Hile Yapanlar' Suçunun Hukuki Değeri ve Unsurları (Askeri Ceza Kanunu m. 81):** Bu suç, askerlik çağına gelmiş olup askerlikten ya da zorunlu bulunduğu muvazzaflık hizmetinden tamamen veya kısmen kurtulmak maksadıyla hile yapanlar ve suç ortaklarının cezalandırılmasını amaçlar. Korunmak istenen hukuki değer, askerlik hizmetinin zamanında ve eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesini, yani askerlik hizmetinin kanunlarda belirtilen usul ve esaslar dahilinde dürüst, adil ve eşitlik ilkesine uygun bir şekilde ifasını sağlamaktır. Milli Savunma hizmetinin aksamadan sürdürülmesi, önceden hazırlanan plana göre belirlenen personel mevcudunun korunmasıyla mümkündür. Personel eksikliği Milli Savunma hizmetinin aksamasına yol açacaktır. Bunu önlemek ve hizmetin tam ve aksamadan yürütülmesini sağlamak amacıyla hileli yollarla askerlik hizmetinden kaçmaya çalışmak suç sayılmıştır. **Suçun Unsurları:** - **Fail:** Askerlik çağına girenler ve asker kişiler bu suçun faili olabilirler. Suçun işlenebilmesi için failin suç tarihinde askerliğe elverişli olması şarttır. - **Fiil:** Askerlikten büsbütün veya kısmen kurtulmak kastıyla ismini değiştirmek, başkasını kendi yerine tabip muayenesine veya askere göndermek, başkasının hüviyet cüzdanını veya askeri vesikasını kullanmak, askerlik işlerinde sahte şehadetname veya evrak kullanmak yahut her ne suretle olursa olsun hile ve desise yapmak, kıtaya veya bir müesseseye intisap ettikten sonra kendisinin yapmağa mecbur olduğu hizmetten büsbütün veya kısmen kurtulmak kastıyla hile yapmak. - **Manevi Unsur:** 'Askerlikten kısmen veya tamamen kurtulma' özel kastı. Özel kastın yokluğu bu suçun oluşmasına engeldir. **Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2015/25504 E. sayılı Emsal Kararı Analizi (Sahtecilik ile İlişkisi):** Bu kararda, sanığın başka bir sanığın askerlikten kurtulması için sahte nüfus cüzdanı kullanarak ve bu cüzdanla o kişi adına askerliğe elverişsizlik raporu alarak hile yaptığı olay değerlendirilmiştir. **Yargıtay'ın Yorumu ve Bozma Gerekçesi:** Yargıtay, TCK'nın 212. maddesinin (sahte resmi veya özel belgenin başka bir suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan ayrı ayrı cezaya hükmolunacağını belirten) yalnızca Türk Ceza Kanunu içinde düzenlenen suçlara ilişkin uygulanabilecek bir kural olduğunu belirtmiştir. Özel yasalarda düzenlenen suçların işlenmesi sırasında sahte evrakın düzenlenmesi halinde failin ayrıca bu suçtan da cezalandırılması için özel yasada ayrıca bir düzenlemenin bulunması zorunludur. Askeri Ceza Kanunu'nda (1632 sayılı) ise askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçu yanında ayrıca sahtecilik suçundan da ceza verileceğine dair özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Uzun süre bu suçlara bakan askeri mahkemeler tarafından verilen kararları inceleyen Askeri Yargıtay Daireler Kurulu'nun 08/06/2000 tarihli ilamında da, Askeri Ceza Kanunu'nun 81. maddesindeki düzenlemenin 'Evrakta Sahtekarlık' suçuna göre daha özel bir düzenleme olduğu belirtilmiştir. Genel-Özel Kanun hükümlerinin uygulama önceliğinde özel kanun hükümlerinin öncelikle uygulanması gerektiği ilkesi uyarınca, sanığın eyleminin kül halinde 1632 Sayılı Kanun'un 81/1. maddesinde yazılı bulunan askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçunu oluşturduğuna karar verilmiştir. Dolayısıyla, resmi belgede sahtecilik suçundan TCK'nın 204/1. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi hatalı bulunarak bozulmuştur. **Sonuç:** Bu karar, Askeri Ceza Kanunu'nun 81. maddesinin, sahtecilik eylemlerinin askerlikten kurtulma amacıyla yapılması durumunda özel hüküm niteliğinde olduğunu ve bu eylemler için genel sahtecilik suçundan ayrı bir cezalandırma gerektirmeyen, münhasır bir düzenleme olduğunu vurgulamaktadır. Özel kanunun genel kanuna üstünlüğü ilkesi (lex specialis derogat legi generali) burada açıkça uygulanmıştır.