Trafik kazasından kaynaklanan maddi zarar tazminat davalarında zamanaşımı sürelerini 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) m. 109 ve 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK) m. 60 çerçevesinde açıklayınız. İşlemiş faize ilişkin ayrı bir davanın zamanaşımı ve Yargıtay'ın bu konudaki değerlendirmesini (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E: 2015/9858 K: 2015/10342 sayılı kararı) analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #227459

Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında zamanaşımı süreleri, genel Borçlar Kanunu hükümleri ve özel kanun olan Karayolları Trafik Kanunu ile düzenlenmiştir: **1. Borçlar Kanunu (Mülga 818 Sayılı BK m. 60):** Haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açacağı davaları, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren **1 yıl** ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren **10 yıllık** süre içinde açması gerekir. **2. Karayolları Trafik Kanunu (2918 sayılı KTK m. 109):** - **KTK m. 109/1:** 'Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak **2 yıl** ve her halde, kaza gününden başlayarak **10 yıl** içinde zamanaşımına uğrar.' Bu, genel haksız fiil zamanaşımı süresine göre özel bir düzenleme getirir. - **KTK m. 109/2:** 'Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.' Bu hüküm, trafik kazası aynı zamanda bir suç teşkil ediyorsa, ceza zamanaşımı süresinin daha uzun olması halinde bu uzun sürenin tazminat davası için de uygulanmasını sağlar. Örneğin, ölümlü veya yaralamalı trafik kazalarında TCK'daki ilgili suçun ceza zamanaşımı süresi geçerli olur. **3. İşlemiş Faize İlişkin Dava ve Zamanaşımı:** - Faiz alacağı, asıl alacak ödenmedikçe her gün işleyen, yürüyen ve zaman geçtikçe doğan bir alacaktır. Dava açıldığı tarihten geriye doğru hesap edilebilecek zamanaşımı süresi içinde istenebilir. Mülga 818 Sayılı BK 131. maddesi gereğince asıl alacak zamanaşımına uğradığında faiz ve diğer ek haklar da zamanaşımına uğrar. Yani faiz alacağı asıl alacağın tabi olduğu zamanaşımına tabidir. Faiz isteği, asıl alacağın bir bölümü olmadığından ayrı bir alacak niteliğinde olup esas alacak tahsil edilmedikçe ayrı bir davayla istenebilir. Yine asıl alacağın ödenmesi için açılan davada faize ilişkin hakkın saklı tutulmaması, daha sonra faiz için ayrı bir dava açılmasına engel değildir. **4. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E: 2015/9858 K: 2015/10342 Sayılı Kararı Analizi:** Bu kararda, trafik kazası 11.01.2008 tarihinde meydana gelmiş ve işlemiş faize ilişkin ek dava 11.01.2013 tarihinde açılmıştır. Kaza sonucunda bir kişi yaralanmış olup, sürücünün eylemi TCK'nın 89. maddesi (taksirle yaralama) kapsamında kalmaktadır. Sürücünün anılan eylemi için öngörülen ceza zamanaşımı süresi TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca **8 yıldır**. **Yargıtay'ın Değerlendirmesi ve Bozma Gerekçesi:** Yargıtay, kaza tarihi (11.01.2008) ile birleştirilen dava tarihi (11.01.2013) arasında uzamış ceza zamanaşımı süresinin (8 yıl) dolmadığına hükmetmiştir. Mahkemenin, faiz talebi ile ilgili birleşen davanın zamanaşımı nedeni ile reddedilmesini doğru bulmamış ve bozmuştur. Bu karar, KTK m. 109/2 hükmünün, ceza zamanaşımı süresinin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağını ve faiz alacağının asıl alacağa tabi olduğunu net bir şekilde ortaya koyarak, bu tür davalarda ceza zamanaşımının uygulanması gerektiğini vurgulamaktadır.