TCK m. 298'de düzenlenen 'Hak Kullanımını ve Beslenmeyi Engelleme Suçu'nu açıklayınız. Bu suçun hangi eylemlerle işlenebileceğini ve özellikle beslenmenin engellenmesi durumunda cezanın nasıl ağırlaştığını belirtiniz. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/1629 E. sayılı kararındaki beslenmeyi engelleme suçunun unsurlarına ilişkin bozma gerekçesini değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #227456

TCK m. 298, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların belirli haklarını kullanmasını veya beslenmesini engellemeyi suç olarak tanımlar. **1. Hak Kullanımını Engelleme (TCK m. 298/1):** - **Fiiller:** Hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene ve tedavi edilmelerini, müdafi veya avukat tayin etmelerini, bunlarla görüşmelerini, mahkemelere veya Cumhuriyet başsavcılıklarına gitmelerini, kurum görevlileri ile görüşmelerini, salıverilenlerin kurum dışına çıkmalarını her ne suretle olursa olsun engelleyenler, hükümlü ve tutukluları bu fiillere teşvik edenler, bu yolda talimat verenler, mevzuatın hükümlü ve tutuklulara tanıdığı sair her türlü görüşme ve temas olanağını engelleyenler cezalandırılır. - **Ceza:** Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası. **2. Beslenmeyi Engelleme (TCK m. 298/2):** - **Fiiller:** Hükümlü ve tutukluların beslenmesini engelleyenler cezalandırılır. Hükümlü ve tutukluların açlık grevine veya ölüm orucuna teşvik veya ikna edilmeleri ya da bu yolda kendilerine talimat verilmesi de beslenmenin engellenmesi sayılır. - **Ceza:** İki yıldan dört yıla kadar hapis cezası. **3. Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Hal (TCK m. 298/3):** - Beslenmenin engellenmesi nedeniyle kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinden biri veya ölüm meydana gelmiş ise, ayrıca kasten yaralama veya kasten öldürme suçlarına ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur. Bu fıkra, beslenmeyi engelleme fiilinin yol açtığı daha ağır sonuçlar için ek cezalandırma öngörür. **Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/1629 E. sayılı Kararındaki Bozma Gerekçesi:** Bu kararda, sanıkların hükümlü veya tutuklunun beslenmesini engelleme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları incelenmiştir. Yargıtay, oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanıklara atılı TCK'nın 298/2. maddesinde yazılı hükümlü veya tutuklunun beslenmesini engelleme suçunun *unsurlarının oluşmadığı* gözetilmeden sanıkların beraati yerine mahkumiyetlerine karar verilmesini bozma nedeni saymıştır. Bu karar, beslenmeyi engelleme suçunun unsurlarının somut olayda tam olarak gerçekleşmediği durumlarda mahkumiyet hükmü verilemeyeceğini, beraat kararı verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.