İYUK m. 24'te kararlarda bulunması gereken zorunlu hususlar nelerdir? İdari yargı kararlarında görülen 'gerekçesiz veya yeterli gerekçe sunulmadan oluşturulma' eleştirisini Danıştay'ın bu konudaki görüşüyle birlikte değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #227442

İYUK m. 24'e göre, idari davaya ilişkin verilen nihai kararda bulunması gereken zorunlu hususlar şunlardır: a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları yahut unvanları ve adresleri, b) Davacının ileri sürdüğü olayların ve dayandığı hukuki sebeplerin özeti, istem sonucu ile davalının savunmasının özeti, c) Danıştay’da görülen davalarda tetkik hakimi ve savcının ad ve soyadları ile düşünceleri, d) Duruşmalı davalarda duruşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hazır bulunan taraflar ve vekil veya temsilcilerinin ad ve soyadları, e) Kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm; tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarı, f) Yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiği, g) Kararın tarihi ve oybirliği ile mi, oyçokluğu ile mi verildiği, h) Kararı veren mahkeme başkan ve üyelerinin veya hakiminin ad ve soyadları ve imzaları ve varsa karşı oyları, ı) Kararı veren dairenin veya mahkemenin adı ve dosyanın esas ve karar numarası. (Ek cümle: 8.7.2021-7331/4 md.) Kararlar, verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yazılır ve imzalanır. **Gerekçesiz veya Yeterli Gerekçe Sunulmadan Oluşturulma Eleştirisi ve Danıştay'ın Görüşü:** Uygulamada idari yargı kararları için ileri sürülen eleştirilerden biri, kararların gerekçesiz veya yeterli gerekçe sunulmadan oluşturulduğudur. Birçok kararda, dava konusu olayın ve mevzuatın oldukça uzun tutulduğu, ancak gerekçe kısmının yeterli şekilde oluşturulmadığı görülmektedir. Bu durum, kararın hukuki denetimine ve temyiz hakkının kullanılmasına engel teşkil edebilir, zira yargısal incelemeyle varılan sonucun hukuki dayanakları açıkça ortaya konulmamış olur. Danıştay, gerekçenin mahkeme kararlarının hüküm fıkrası ile birlikte esas unsurlarından biri olduğunu belirterek; gerekçeyi, yargı mercilerinin yargısal kararlarının doğru, haklı, yasal, makul ve denetlenmesine olanak verecek şekilde temellendirilmesi olarak tanımlamıştır (Danıştay 13.Daire E: 2007/ 2822, K: 2008 / 4487). Bu Tanıştay kararı, incelenen mahkeme kararında konuyla ilgili mevzuat hükümlerine yer verildikten sonra, dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu tesis edilen işlemde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, ancak yargısal incelemeyle varılan sonucun hukuki dayanakları ortaya konulmamış, karar yeterli açıklıkta gerekçelendirilmemiştir. Bu durum Anayasa'nın ve 2577 sayılı Yasa’nın açık ve bağlayıcı hükmüne aykırılık teşkil ettiği için bozma nedeni sayılmıştır. İdari yargı mercilerinin Anayasa’da yer alan kararların gerekçeli olması ilkesini göz önünde bulundurarak gerekçe kısmını daha geniş bir şekilde ortaya koymasında yarar bulunmaktadır.