İştirak nafakasının hukuki niteliği ve belirlenmesinde dikkate alınan kriterler nelerdir? Türk Medeni Kanunu'nun hangi maddeleri bu nafakayı düzenler? Yargıtay'ın iştirak nafakası artırım davalarına ilişkin HGK kararı bağlamında velinin iznine gerek olup olmadığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #227440

İştirak nafakası, boşanma sonucu velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu nafaka türüdür. Bu nafaka, Türk Medeni Kanunu’nun 182/2 ve 330. maddelerinde düzenlenmiştir. **Belirlenmesinde Dikkate Alınan Kriterler:** - Velayet kendisine tevdi edilmeyen tarafın ekonomik imkanları. - Çocuğun yaşı. - Çocuğun eğitim durumu ve ihtiyaçları. - Durumun değişmesi halinde (TMK 331) nafaka miktarının istem üzerine yeniden belirlenebileceği. **Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) Kararı (Esas:2017-441 Karar:2019-1137):** Bu kararda, kısıtlı bir çocuğun iştirak nafakası artırım davasında, veli sıfatıyla annesinin TMK'nın 462/8. maddesine göre vesayet makamından izin alması gerekip gerekmediği tartışılmıştır. HGK, kısıtlanan ergin çocuklara anne ve babasının vasi tayin edilmesi halinde vesayet değil velayet hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle yerel mahkemenin, dava açılması için vesayet makamından izin alınmasına gerek olmadığı yönündeki direnme gerekçesini usul ve yasaya uygun bulmuştur. **Sonuç:** HGK kararı, velayet altında bırakılan kısıtlı ergin çocuklar için velinin iştirak nafakası davası açarken vesayet makamından izin almasına gerek olmadığını, bu durumun velayet hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini netleştirmektedir.