HMK m. 431'de düzenlenen hakem veya hakem kurulunca bilirkişi seçimi yetkisini ve bununla ilgili yargılama usulünü açıklayınız. Yargıtay'ın 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/4931 E. sayılı emsal kararında bilirkişi seçimi yetkisine ilişkin verdiği bozma gerekçesini değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #227437

HMK m. 431, hakem veya hakem kuruluna yargılama sürecinde bilirkişi seçimi ve bunlarla ilgili usuli yetkiler tanımaktadır: **(1) Hakem veya hakem kurulu;** a) Belirlediği konular hakkında rapor vermek üzere bir veya birden çok bilirkişi seçebilir. b) Tarafların bilirkişiye gerekli açıklamaları yapmalarını, ilgili belge ve bilgileri vermelerini isteyebilir. c) Keşif yapılmasına karar verebilir. **(2) Yargılama Usulü:** Aksi kararlaştırılmadıkça, taraflardan birinin talebi veya hakem ya da hakem kurulunun gerekli görmesi üzerine bilirkişiler, yazılı veya sözlü raporlarını vermelerinden sonra çağrılacakları duruşmaya katılırlar. Bu duruşmada taraflar, bilirkişilere soru sorabilir ve uyuşmazlık konusunda kendi seçtikleri özel bilirkişileri dinletebilirler. Bu fıkra, bilirkişilere sorulan konuların tam olarak açıklığa kavuşturulabilmesi amacını taşır. **Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/4931 E. sayılı Emsal Kararı Değerlendirmesi:** Söz konusu Yargıtay kararında, mahkeme, hakem heyetinin HMK 431. maddesine göre uzmanlıkları olmayan bir alanda (tazminat hesabı) bilirkişi raporu almasına karar vermesi gerektiği, hukukçulardan oluşan hakem heyetinin bu hesaplamayı yapamayacağı gerekçesiyle hakem kararının iptaline karar vermiştir. Ancak Yargıtay, bu kararı bozmuştur. **Bozma Gerekçesi:** Yargıtay'a göre, hakem heyeti, süreci yürütürken bilirkişiden rapor alıp almamakta *takdir hakkına* sahiptir. Ayrıca, uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve tahlili de hakem heyetine aittir. Yargıtay, hakem heyeti kararının esası, yerinde olup olmadığı, hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı gibi hususların hakem heyeti kararının iptali istemli davada tartışma konusu yapılamayacağını belirtmiştir. Mahkemenin, hakem heyetinin takdirine ve kararının esasına yönelik değerlendirmeler yapması doğru olmamış, bu nedenle bozmayı gerektirmiştir. Karşı oy yazısı ise yerel mahkemenin kararının onanması gerektiğini, HMK 439/2-e,ğ maddeleri uyarınca yerel mahkeme kararının doğru olduğunu savunmuştur. **Sonuç:** Yargıtay kararı, hakem heyetinin bilirkişi seçimi konusunda geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunu ve bu takdir yetkisinin kullanımının veya hakem kararının esasına yönelik değerlendirmelerin, hakem kararının iptali davasında temel bozma nedeni olamayacağını vurgulamaktadır.