Boşanma davalarında çocuğun velayeti belirlenirken 'çocuğun üstün yararı' ilkesinin önemi nedir? Bu ilke doğrultusunda, velayeti annede olan çocuğu babanın görme sıklığı ve kişisel ilişkinin süresi nasıl belirlenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #227436

Boşanma davalarında çocuğun velayetinin belirlenmesinde en temel ilke 'çocuğun üstün yararı' ilkesidir. Bu ilke, çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacını gözetir. Anne ve babanın yararları, boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumlar ancak çocuğun üstün yararını etkilediği ölçüde göz önünde tutulur. Çocukla anne ve baba yararının çatışması halinde, çocuğun yararına üstünlük tanınır. Velayet hususu kamu düzenine ilişkin olduğu için hâkimin kendiliğinden araştırma ilkesi geçerli olacaktır. **Velayeti Annede Olan Çocuğu Babanın Görme Sıklığı ve Süresi:** Uygulamada, velayet verilmeyen eşin (genellikle babanın) çocukla kişisel ilişkisinin uzunluğu belirlenirken çocuğun yaşı, babanın yaşadığı evin durumu, boşanma sebebi ve çocuğun davaya taraf olması gibi birçok faktör değerlendirilir. Özellikle çocuğun psikolojik gelişimini etkileyen bu kişisel ilişki düzenlemeleri olabildiğince geniş değerlendirilmelidir ki çocuk ile baba arasındaki mesafe artmasın ve birbirini görmemek alışkanlık haline gelmesin. Çocukların en yakın anne babalarını örnek alarak büyüdükleri ve onların ilgi ve şefkatinden mahrum kalmamaları gerektiği vurgulanır. **Uygulamadaki Genel Süreler:** Çoğu durumda Aile Mahkemesi, çocuk ile baba arasındaki kişisel ilişkiye şu şekilde karar verir: - Ayda 2 gün (genellikle hafta sonları). - Bir hafta yarıyıl okul tatili. - 1 gün dini bayramlar. - Çocuğun yaşı izin veriyorsa 15 veya 30 gün yaz tatili. Bu süreler, hâkimin takdir görüşüyle belirlenen genel sürelerdir. Anlaşmalı boşanmalarda ise eşler, çocuğun sağlığı ve gelişimini bozmayacak veya velayetini ciddi şekilde tehlikeye atmayacak şekilde kendi görüşme sıklıklarını ve sürelerini serbestçe kararlaştırabilirler. Bu, genellikle çekişmeli boşanmalara göre daha esnek ve sık görüşme imkanları sunar.