Adli tıp uygulamalarında 'genetiği değiştirilmiş organizma' (GDO) içeren ürünlerin tespiti ve bu ürünlerin Kanun kapsamındaki suç niteliği Anayasa Mahkemesi (AYM) kararıyla nasıl değerlendirilmiştir?
AYM'nin 2022/155 sayılı kararında başvurucu, dış ticaretle uğraşan şirketinin GDO içeren çeltik ithal etmesi nedeniyle 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu'na aykırı fiilleri işleme suçlamasıyla mahkûm edilmiştir. AYM, 5977 sayılı Kanun'un 15/1. maddesinde '[genetiği değiştirilmiş organizma] ve ürünlerini bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ithal eden …' kavramına yer verildiğini, ancak Kanun'un 2. maddesinde GDO ve ürünleri ile 'bulaşan' kavramlarının ayrı ayrı tanımlandığını vurgulamıştır. AYM, bulaşan olarak tanımlanan madde içeren ürünlerin Kanun'un 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki suçun kapsamında değerlendirilmesinin öngörülebilir bir yorum olarak kabul edilmesi mümkün olmadığını belirtmiştir. Bulaşan kavramının Kanun'daki tanımı göz önünde bulundurulduğunda, bulaşan içeren ürünlerin GDO ve ürünleri kapsamında görülmesinin kanunun olağan anlamından çıkarılmasının zorlayıcı bir yorum olacağı kanaatine varılmıştır. Mahkeme, çeltik ürününün GDO mu yoksa GDO bulaşanı mı olduğunu netleştirmeye gerek duymadan hüküm kurmasını suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı bulmuştur. AYM, genetiği değiştirilmiş organizma bulaşan çeltik ürününün, GDO ve ürünleri olarak değerlendirilmesinin kanuni düzenlemenin özünden uzaklaşan, genişletici ve öngörülemez bir yorum olduğu sonucuna varmış ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Bu karar, ceza hükümlerinin genişletici yoruma tabi tutulamayacağı ilkesini vurgulamaktadır.