Aldatmaya dayalı boşanma davalarında çocuğun velayeti kime verilirken hangi ilke esas alınır ve aldatan tarafa velayet verilebilir mi?
Aldatmaya dayalı açılan boşanma davalarında çocuğun velayeti kararı verilirken 'çocuğun üstün yararı' ilkesi esas alınır. Aldatma her ne kadar taraflar arasında yaşanan bir durum olsa da, velayet hakkının kime verileceği noktasında çocuğun menfaati, eğitimi, barınması, beslenmesi gibi hususlar velayet kapsamında ebeveynlerin sorumluluğunda olduğundan, bu faktörler belirleyicidir. Aldatan tarafın (anne ya da baba) haysiyetsiz hayat sürdüğü düşünülerek veya çocuğun iyi şartlar altında bakılmayacağı düşünülürse velayet hakkını alamaması mümkündür. Ancak, aldatan taraf anne ya da baba olsa dahi, menfaat bakımından çocuğun üstün yararı gereği aldatan tarafa da velayet verilebilir. Örneğin, hukukumuzda 12 yaşın altındaki çocuklar genel olarak anneye verilmektedir, çünkü çocuk ile anne arasındaki biyolojik bağ velayetin anneye verilmesini gerektirmektedir. Eğer şartlar gerektiriyorsa aldatan babaya da velayet verilebilir. Mahkemeler, bir kişinin eş olarak başarısız olmasının, ebeveyn olarak da başarısız olacağı anlamına gelmediğini kabul eder ve çocuğun geleceğini ön planda tutar. Ancak, anne hayat kadını ise, çocuğa şiddet uyguluyorsa, bu durumda çocuğun ruh ve beden bütünlüğü ihlal edileceğinden velayet babaya verilir.