Ceza Genel Kurulu'nun 2022/173 E. sayılı kararında dolandırıcılık suçunun 'hile' unsuru nasıl tanımlanmıştır ve bu unsurun diğer malvarlığı suçlarından farkı nedir?
Ceza Genel Kurulu'nun 2022/173 E. sayılı kararında, dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesinde düzenlendiği ve nitelikli hallerinin 158. maddede sayıldığı belirtilmiştir. Dolandırıcılık suçunu diğer malvarlığına karşı işlenen suç tiplerinden farklı kılan husus, aldatma temeline dayanan bir suç olmasıdır. Bu suç işlenirken, sadece mal varlığı zarar görmemekte, mağdurun veya suçtan zarar görenin iradesi de hileli davranışlarla yanıltılmaktadır. Madde gerekçesinde de aldatıcı nitelik taşıyan hareketlerle, kişiler arasındaki ilişkilerde var olması gereken iyiniyet ve güvenin bozulduğu, bu suretle kişinin irade serbestisinin etkilendiği ve irade özgürlüğünün ihlal edildiği vurgulanmıştır. 'Hile', 'nitelikli yalan' olarak tanımlanmıştır. Yalanın belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olması, sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırması, kullanılan hile ile mağdurun yanılgıya düşürülmesi ve yanıltma sonucu kandırıcı davranışlarla yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya başkasına haksız çıkar sağlanması gerekmektedir. Basit bir yalan hileli hareket olarak kabul edilemez. Hile, maddi olmayan yollarla karşısındakini aldatan, hataya düşüren, düzen, dolap, oyun, entrika ve bunun gibi her türlü eylem olarak kabul edilebilir. Bu eylemler bir gösteriş biçiminde olabileceği gibi, gizli davranışlar olarak da ortaya çıkabilir.