TCK Madde 169 uyarınca, hangi suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirlerine hükmolunur? Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2012/7437 E. sayılı kararında, dolandırıcılık suçundan mahkum olan şirket yöneticileri hakkında TCK m. 169'un uygulanmaması neden bir bozma nedeni sayılmamıştır?
TCK Madde 169, 'Hırsızlık, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarının işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.' demektedir. Bu güvenlik tedbirleri, TCK Madde 60'da düzenlenen 'Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri' (iznin iptali ve müsadere) hükümleridir. Dolayısıyla, TCK m. 169'un uygulanabilmesi için şu koşullar gereklidir: 1. Suçlar: Hırsızlık (TCK m. 141 vd.), güveni kötüye kullanma (TCK m. 155) veya dolandırıcılık (TCK m. 157 vd.) suçlarından biri işlenmiş olmalıdır. 2. Haksız Menfaat: Bu suçların işlenmesi suretiyle bir tüzel kişi yararına haksız menfaat sağlanmış olmalıdır. 3. Tüzel Kişiye Özgü Güvenlik Tedbiri: Bu durumda, ilgili tüzel kişi hakkında TCK m. 60'taki güvenlik tedbirlerine (faaliyet izninin iptali veya suç konusu eşya ya da maddi menfaatlerin müsaderesi) hükmolunur. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2012/7437 E., 2012/40308 K. sayılı kararında, dolandırıcılık suçundan mahkum olan Ergüven Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi yöneticileri olan sanıklar haklarında TCK m. 169 uyarınca tüzel kişilere özgü güvenlik tedbiri uygulanmaması bir bozma nedeni sayılmamıştır. Bunun temel sebebi, kararda 'aleyhte temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır' şeklinde ifade edilmiştir. Yani, muhtemelen Cumhuriyet savcısı veya katılan taraf, tüzel kişi hakkında güvenlik tedbiri uygulanmaması yönünden temyiz başvurusunda bulunmamıştır. Ceza muhakemesinde 'reformatio in peius yasağı' (aleyhe bozma yasağı) ilkesi gereği, eğer sadece sanık lehine temyiz başvurusu yapılmışsa veya aleyhe bir temyiz başvurusu yoksa, Yargıtay sanığın durumunu daha da ağırlaştıracak şekilde (örneğin, hakkında ek bir güvenlik tedbiri uygulanması yönünde) bir bozma kararı veremez. Bu nedenle, TCK m. 169'un uygulanmaması bir eksiklik olsa da, aleyhe temyiz olmadığı için Yargıtay tarafından bozma nedeni yapılmamıştır.