Ceza Muhakemesi Kanunu'nda düzenlenen uzlaşma ve önödeme kurumları neticesinde verilen kararların, Devlet Memurları Kanunu Madde 48/A-5 kapsamında memuriyete girişte yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına etkisi nedir? Bu kararlar memuriyete engel teşkil eder mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #226137

Uzlaşma (CMK m. 253 vd.) ve önödeme (TCK m. 75) ceza muhakemesini sonlandıran alternatif uyuşmazlık çözüm yollarıdır. Uzlaşma: Uzlaşma sonucunda, eğer edim yerine getirilirse, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir; dava açılmışsa mahkeme davanın düşmesine karar verir. Uzlaşma, suçun işlendiği konusunda bir ikrar anlamına gelmez ve mahkumiyet sonucu doğurmaz. Önödeme: Önödeme, kanunda öngörülen miktarın ödenmesi halinde kamu davasının açılmamasını veya açılmışsa düşmesini sağlar. Bu da bir mahkumiyet değildir. Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasına Etkisi: Devlet Memurları Kanunu (DMK) Madde 48/A-5, devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel şartlar arasında, belirli suçlardan mahkûm olmamayı sayar. Bu suçlar genellikle yüz kızartıcı suçlar, devlet güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene karşı suçlar, kasten işlenen ve bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar vb. olarak belirtilir. - Uzlaşma ve önödeme kararları, bir mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmadıkları için, kural olarak DMK m. 48/A-5 kapsamında doğrudan bir engel teşkil etmemelidir. Çünkü bu yollarla sonuçlanan dosyalarda kişi hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararı bulunmamaktadır. Ceza yargılaması bir mahkumiyetle sonuçlanmamıştır. - Ancak, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması daha geniş bir kavram olup, sadece kesinleşmiş mahkumiyet kararlarını değil, kişi hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturmaları, istihbari bilgileri de değerlendirebilir. Uygulamada idareler, uzlaşma veya önödeme ile sonuçlanmış olsa dahi, olayın niteliğine veya dayandığı suça bakarak (özellikle DMK m. 48/A-5'te sayılan suçlarla benzer nitelikte veya kamu görevinin saygınlığıyla bağdaşmayacak bir fiil olarak değerlendirilirse) güvenlik soruşturmasını olumsuz sonuçlandırabilmektedir. Bu tür bir olumsuz sonuç, idari yargıda dava konusu edilebilir ve mahkeme, uzlaşma/önödeme kararının mahkumiyet olmadığı, suçluluğu ispat etmediği gerekçesiyle idarenin işlemini iptal edebilir. - Metinde belirtildiği gibi, 'uzlaşma kararlarının güvenlik soruşturmasına etkisi olmamalıdır. Zira uzlaşma ceza yargılamasını sonlandıran bir müessesedir ve kişinin suç işlediği yönünde CMK anlamında kesin hüküm yoktur.' Bu yorum, hukuki prensiplere daha uygundur. Ancak idari uygulamada farklılıklar görülebilir.