İşyerinde mobbing (psikolojik taciz) iddiasıyla açılan bir davada, ispat yükü kime aittir ve bu tür davalarda manevi tazminat talep edilebilir mi? Manevi tazminatın hesaplanmasında hangi kriterler göz önünde bulundurulur?
İşyerinde mobbing (psikolojik taciz) iddiasıyla açılan davalarda ispat yükü konusunda Yargıtay'ın yaklaşımı zamanla esnemiştir. Kural olarak, davacı (işçi) mobbinge maruz kaldığını ispatla yükümlüdür. Ancak mobbingin niteliği gereği (sistematik, uzun süreli, genellikle soyut eylemler) doğrudan ispatı zor olabildiğinden, Yargıtay, işçinin mobbinge işaret eden olguları (emareleri, belirtileri) ortaya koymasını yeterli görebilmekte, bu durumda işverenin mobbingin gerçekleşmediğini ispatlaması gerektiğini kabul etmektedir. Yani, ispat yükü fiili karinelerle yer değiştirebilmektedir. Tanık beyanları, e-postalar, mesajlar, sağlık raporları, işyeri kayıtları gibi deliller kullanılabilir. Manevi Tazminat Talebi: Evet, mobbinge maruz kalan işçi, kişilik haklarının (ruhsal bütünlük, onur, saygınlık vb.) ihlal edildiği gerekçesiyle işverenden manevi tazminat talep edebilir (TBK m. 58). İşveren, işçiyi gözetme borcu (TBK m. 417) kapsamında işyerinde mobbingi önlemekle yükümlüdür. Manevi Tazminatın Hesaplanmasında Göz Önünde Bulundurulan Kriterler: Mahkeme manevi tazminat miktarını belirlerken şu hususları dikkate alır: - Mobbingin Süresi ve Yoğunluğu: Tacizin ne kadar sürdüğü, ne sıklıkta tekrarlandığı. - Mobbing Eylemlerinin Niteliği: Kullanılan sözler, yapılan davranışlar, tecrit, aşağılama, görev tanımı dışında işler verme gibi eylemlerin ağırlığı. - Mağdurun Kişisel Özellikleri: Yaşı, cinsiyeti, mesleki konumu, sosyal ve ekonomik durumu. - Mağdur Üzerindeki Etkileri: Yaşanan ruhsal çöküntü, stres, depresyon, sağlık sorunları, itibar kaybı, iş performansındaki düşüş. - Olayın Özellikleri ve Oluş Şekli. - Tarafların Kusur Durumu: İşverenin mobbingi önlemedeki ihmali veya doğrudan mobbing uygulaması. - Ülkenin Ekonomik Koşulları ve Paranın Satın Alma Gücü. Hakim, bu kriterleri bir bütün olarak değerlendirerek, hakkaniyete uygun bir manevi tazminat miktarına hükmeder. Amaç, mağdurun yaşadığı elem ve ızdırabı bir nebze olsun gidermek ve benzer davranışların tekrarlanmasını önlemektir.