HMK Madde 72 uyarınca davaya vekalet ilişkisinde Borçlar Kanunu'nun temsile ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 513 (mülga BK m. 397) vekalet sözleşmesinin sona erme hallerini nasıl düzenler ve bu durum Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2014/7407 E. sayılı kararında nasıl bir sonuca yol açmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #226113

HMK Madde 72, davanın vekil aracılığıyla açılması ve takip edilmesinde, kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak üzere, Borçlar Kanunu'nun temsile ilişkin hükümlerinin uygulanacağını belirtir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 513 (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu Madde 397) vekalet sözleşmesinin sona erme hallerini düzenler. Buna göre, sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme; vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona erer. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2014/7407 E., 2014/8645 K. sayılı kararında, ortaklığın giderilmesi davası sırasında davacılardan bazılarının vefat ettiği, ancak hükmün bu kişilerin vekillerine tebliğ edildiği tespit edilmiştir. Yargıtay, vekalet ilişkisinin kural olarak ölümle sona ereceğini (TBK m. 513), bu nedenle ölen davacıların mirasçılarının davaya katılımının sağlanması, eğer vekil mirasçıların da vekili ise yeni vekaletname ibraz etmesinin istenmesi ve bu suretle taraf teşkilinin tamamlanması gerektiğini belirtmiştir. Vekillik görevi sona eren vekilin davada yer almasıyla karar verilmesini hukuka aykırı bularak hükmü bozmuştur. Bu karar, vekaletin sona ermesi durumunda usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edilemeyeceğini ve karar verilemeyeceğini göstermektedir.