TMK Madde 183 ve 346 çerçevesinde velayetin değiştirilmesi veya kaldırılması davasında hakimin takdir yetkisini kullanırken göz önünde bulundurması gereken temel ilke nedir? Çocuğun yaşı ve beyanının bu süreçteki rolü nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #226112

TMK Madde 183, boşanma sonrası velayetin anne veya babadan birine verilmesinin ardından durumun değişmesi halinde, hâkimin re'sen veya ana babanın talebi üzerine gerekli önlemleri alacağını düzenler. Bu önlemlerden biri de velayetin değiştirilmesidir. TMK Madde 346 ise çocuğun menfaati ve gelişmesinin tehlikeye düşmesi durumunda hâkimin çocuğun korunması için uygun önlemleri alacağını, bu önlemler yetersiz kalırsa veya kalacağı baştan anlaşılırsa velayetin kaldırılmasına karar verebileceğini belirtir. Her iki durumda da (velayetin değiştirilmesi veya kaldırılması) hakimin takdir yetkisini kullanırken göz önünde bulundurması gereken temel ve öncelikli ilke 'çocuğun üstün yararı'dır. Hâkim, velayetin kimde kalacağına veya kaldırılıp vasi atanmasına karar verirken, çocuğun fiziksel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi için en uygun ortamın nerede ve kiminle sağlanacağını değerlendirir. Çocuğun Yaşı ve Beyanının Rolü: Çocuğun görüşünün alınması, özellikle belirli bir idrak yaşına ulaşmış çocuklar için önemlidir. Yargıtay içtihatlarına göre, genellikle 8 yaş ve üzeri çocukların dinlenmesi gerektiği kabul edilir. Çocuğun beyanı, hâkimin kararında önemli bir etken olmakla birlikte, tek başına bağlayıcı değildir. Hâkim, çocuğun beyanını, yaşı, olgunluk seviyesi, olası etkilenme durumları ve diğer tüm delillerle birlikte çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde değerlendirir. Örneğin, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında, yaşı küçük (özellikle anne bakım ve şefkatine muhtaç) çocukların velayetinin genellikle anneye verildiği görülmektedir, ancak bu durum da mutlak olmayıp çocuğun üstün yararı aksini gerektiriyorsa farklı karar verilebilir.