Borçlar Kanunu Madde 19 kapsamında 'muvazaa' (danışıklı işlem) nedir? Mutlak muvazaa ile nispi muvazaa arasındaki temel farklar nelerdir ve bu işlemlerin hukuki sonuçları açısından nasıl bir ayrım yapılır?
Muvazaa, tarafların gerçek iradelerine uymayan, üçüncü kişileri aldatmak amacıyla aralarında görünüşte bir hukuki işlem yapmaları, ancak bu işlemin kendi aralarında geçerli olmayacağı konusunda anlaşmalarıdır (BK m. 19). Temelde iki tür muvazaadan bahsedilebilir: 1. Mutlak (Adi) Muvazaa: Taraflar gerçekte hiçbir hukuki işlem yapmak istemezler, ancak üçüncü kişilere karşı sanki bir işlem yapılmış gibi göstermek amacıyla görünüşte bir işlem yaparlar. Burada tek bir işlem vardır (görünüşteki işlem) ve bu işlem tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı için kesin hükümsüzdür. Amaç tamamen aldatmadır. 2. Nispi (Mevsuf) Muvazaa: Taraflar aslında bir hukuki işlem yapmak isterler (gizli işlem), ancak bu işlemi üçüncü kişilerden gizlemek amacıyla farklı nitelikte veya farklı koşullarda başka bir işlem (görünüşteki işlem) yaparlar. Örneğin, bağışlama yapmak isteyen tarafların tapuda satış göstermesi. Nispi muvazaada iki işlem vardır: a) Görünüşteki İşlem: Tarafların gerçek iradesine uymadığı için kesin hükümsüzdür (örneğimizdeki satış). b) Gizli İşlem: Tarafların asıl iradesini yansıtan işlemdir (örneğimizdeki bağışlama). Bu işlemin geçerliliği, kanunun o işlem için aradığı şekil şartlarına uyulup uyulmadığına bağlıdır. Eğer gizli işlem şekil şartlarına uygunsa geçerli olabilir; değilse o da geçersiz olur. Temel Farklar: - Amaç: Mutlak muvazaada amaç hiçbir işlem yapmamak, sadece görünüş yaratmaktır. Nispi muvazaada ise bir işlem yapma amacı vardır ama bu gizlenmek istenir. - İşlem Sayısı: Mutlak muvazaada tek (görünüşte) işlem, nispi muvazaada iki (görünüşte ve gizli) işlem vardır. - Hukuki Sonuç: Mutlak muvazaada görünüşteki işlem kesin hükümsüzdür. Nispi muvazaada görünüşteki işlem kesin hükümsüz, gizli işlem ise (şekil şartları sağlanmışsa) geçerli olabilir. Muvazaa davası, muvazaalı işlemin geçersizliğinin tespitini ve buna bağlı hakların (örneğin tapu iptali ve tescil) tesisini amaçlar. Üçüncü kişiler veya muvazaalı işlemin tarafları (belirli koşullarda) bu davayı açabilir.