CMK Madde 181 uyarınca tanık veya bilirkişinin dinleneceği günün bildirilmesi zorunluluğunun kapsamı nedir ve bu bildirimin yapılmamasının yargılamaya etkisi ne olabilir? Tutuklu sanığın bu işlemlerde hazır bulunma hakkı nasıl düzenlenmiştir?
CMK Madde 181(1)'e göre, tanık veya bilirkişilerin dinlenmesi için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısına, suçtan zarar görene, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirilir. Düzenlenen tutanağın örneği de hazır bulunan Cumhuriyet savcısına ve müdafie verilir. Bu bildirim, madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, silahların eşitliği ilkesi, savunmanın güçlendirilmesi ve adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Yeniden keşif ve muayene durumunda da aynı bildirim yükümlülüğü geçerlidir (CMK m. 181/2). Bu bildirimin yapılmaması, özellikle sanık ve müdafiine yapılmaması, savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelebilir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2009/25890 E. sayılı kararında tanık dinleneceği günün sanığa bildirilmemesi bozma nedeni sayılmıştır. Savunma tarafı, tanığa soru sorma (CMK m. 201), beyanlarına karşı diyeceklerini bildirme (CMK m. 216) gibi haklarını kullanamayabilir. Bu durum, yargılamanın sonucunu etkileyebilecekse, hükmün bozulmasına neden olabilir. Tutuklu sanık ise, CMK Madde 181(3)'e göre, ancak tutuklu bulunduğu yer mahkemesinde yapılacak bu tür (tanık/bilirkişi dinleme, keşif vb.) işlerde hazır bulundurulmasını isteyebilir. Ancak, hâkim veya mahkeme tarafından zorunlu sayılan hâllerde tutuklu bulunan şüpheli veya sanığın da bu tür işlerde hazır bulunmasına karar verilebilir. Bu, tutukluluk halinin getirdiği kısıtlamalar ile savunma hakkı arasında bir denge kurmayı amaçlar.