TCK m.136'daki 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunun 'kişisel veri' kavramının aşırı geniş yorumlanmasının doğurabileceği olumsuz sonuçlar nelerdir ve bu konuda nasıl bir değerlendirme yapılmalıdır?
Yargıtay içtihatları (örn. Yargıtay CGK 2014/331 K.), 'kişisel veri' kavramının aşırı geniş yorumlanmasının uygulamada belirsizlik ve hemen her eylemin suç oluşturması gibi olumsuz sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıda bulunmuştur. Bu durum, 'suçta ve cezada kanunilik' ile 'orantılılık' ilkelerini ihlal etme riski taşır. Bu nedenle, maddenin uygulamasında somut olayın özellikleri dikkate alınarak titizlikle değerlendirme yapılmalı, kişisel verinin niteliği (gizli mi, kamuya açık mı), eylemin hukuka aykırılık boyutu ve failin kastı dikkatle saptanmalıdır. Bilimsel görüşlerde, kişisel verilerin ceza hukuku anlamında suç konusu olabilmeleri için 'hassas kişisel bilgiler'le sınırlı tutulması veya alenileşmemiş bilgiler olması gerektiği ileri sürülmüştür. (Bkz. tck-madde-136-verileri-hukuka-aykiri-olarak-verme-ve-ele-gecirme-sucu.html, Yargıtay CGK 2012/12-1510 E., 2014/331 K. ve Muhalefet Şerhi)