TCK m.136'daki 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunun hukuki niteliği ve kapsamı bağlamında, Türk Ceza Kanunu'nun 135. maddesinin gerekçesinde 'Gerçek kişiyle ilgili her türlü bilginin kişisel veri olarak kabul edilmesi gerektiği' ifadesi nasıl yorumlanmaktadır?
TCK m.135'in gerekçesinde yer alan 'Gerçek kişiyle ilgili her türlü bilgi, kişisel veri olarak kabul edilmelidir' ifadesi, kişisel veri kavramının oldukça geniş bir şekilde yorumlanması gerektiğini gösterir. Bu, kişinin adı, soyadı, doğum tarihi, adresi, telefon numarası gibi temel bilgilerden sağlık bilgilerine, etnik kökenine, siyasi görüşlerine kadar çok çeşitli bilgilerin kişisel veri kapsamında değerlendirilebileceği anlamına gelir. Ancak Yargıtay içtihatları ve doktrinde, bu geniş yorumun suçta ve cezada kanunilik ile orantılılık ilkelerine aykırılık teşkil edebileceği eleştirilmekte, bu nedenle 'hassas kişisel veriler' veya alenileşmemiş bilgilerle sınırlı bir yorum yapılması gerektiği de savunulmaktadır. (Bkz. tck-madde-136-verileri-hukuka-aykiri-olarak-verme-ve-ele-gecirme-sucu.html, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2012/12-1510 E., 2014/331 K. ve Muhalefet Şerhi)