Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/331 K. sayılı kararındaki karşıoy yazılarında TCK m.136 ile ilgili hangi kritik eleştiriler getirilmiştir? Özellikle 'kişisel veri' tanımının belirsizliği ve kanunilik ilkesi bağlamında yapılan değerlendirmeler nelerdir?
Karşıoy yazıları, TCK m.135 ve 136'da kişisel veri tanımının yapılmamasının suçta ve cezada kanunilik ile belirlilik (açıklık) ilkesini ihlal ettiğini savunmuştur. Kişiyle ilgili her türlü bilginin kişisel veri kabul edilmesinin (m.135 gerekçesi), bu suçların kapsamını dayanılmaz ölçüde genişleteceğini, orantılılık ilkesini ihlal edeceğini ve yargı sisteminin bu kadar çok suçu takip edemeyeceğini belirtmişlerdir. Suçların kanunda açık, net ve anlaşılır biçimde düzenlenmesi gerektiği, aksi takdirde kişilerin hangi davranışların suç olduğunu önceden bilemeyeceği vurgulanmıştır. Özellikle sıradan bir fotoğrafın (alenileştirilmişse) TCK m.136 kapsamına alınmasının aşırı bir yorum olduğu, bunun yerine eylemin hakaret gibi diğer suçlar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. (Bkz. tck-madde-136-verileri-hukuka-aykiri-olarak-verme-ve-ele-gecirme-sucu.html, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2012/12-1510 E., 2014/331 K. - Muhalefet Şerhi)