Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2012/13049 E. ve 2012/14798 K. sayılı kararı uyarınca, bir köy muhtarı adayının, rakibi olan önceki dönem muhtarının zimmet suçundan aldığı mahkumiyet kararını (henüz temyiz aşamasında olan) köy kahvesindeki panoya asıp sonra kaldırması eylemi neden TCK m.136 kapsamında suç oluşturmamıştır? Bu karar, 'mahkeme kararı'nın kişisel veri niteliği açısından nasıl bir yorum getirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #22497

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu kararı, sanığın da tarafı olduğu davaya ilişkin mahkeme kararının, niteliği itibariyle katılana ait 'kişisel veri' olarak kabulünün mümkün olmadığını belirtmiştir. Karar, mahkeme kararlarının doğrudan kişisel veri niteliği taşımadığını ve sanığın davada taraf olması nedeniyle kendisinde bir örneği bulunan kararı, hukuka aykırı olarak ele geçirdiğinden de söz edilemeyeceğini vurgulamıştır. Bu nedenle, sanığın eyleminin TCK m.136/1'de tanımlanan 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı kabul edilmiştir. Ayrıca, eylemin hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığı da değerlendirilmiş, ancak somut olayda hakaret suçunun unsurlarının da gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır. Bu karar, 'mahkeme kararı'nın, ilgili kişiye ait bilgi içermesine rağmen, kamuya açık bir belge niteliği taşıması ve dava tarafının elinde bulunması nedeniyle TCK m.136 anlamında korunması gereken 'kişisel veri' kapsamına girmediğini ortaya koymuştur.