Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2012/16909 E. ve 2012/18226 K. sayılı kararı uyarınca, bir hemşirenin (sanık), kayınvalidesi (katılan) hakkında düzenlenen tıbbi belgelerin (konsültasyon kağıdı ve epikriz raporu) bir örneğini alıp, kendi boşanma davasında delil olarak mahkemeye sunması eylemi, TCK m.136 kapsamında suç teşkil etmiş midir? Bu eylemde 'hukuka aykırı hareket kastı'nın değerlendirilmesi nasıl yapılmıştır?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu kararı, sanığın eyleminin TCK m.136 kapsamındaki suçu oluşturmadığına hükmetmiştir. Karar, kişisel veri niteliğindeki katılanın intihar teşebbüsüyle ilgili belge örneklerinin, sanık tarafından 'hukuka aykırı olarak ele geçirilmediğini' ve 'suç işleme kastının bulunmadığını' belirtmiştir. Gerekçe olarak; sanığın katılanın gelini olması, katılanın tedavi gördüğü hastanede hemşire olarak çalışıp yatış ve tedavi işlemleri sırasında bizzat ilgilenmesi nedeniyle, bu belgeleri boşanma davasında (eşinin iddialarına karşı) kendi iddialarını ispatlama amacıyla sunması gösterilmiştir. Yargıtay, bu eylemde sanığın hukuka aykırı hareket etme bilinciyle davranmadığını kabul etmiştir. Bu karar, 'kast' unsurunun ve 'hukuka uygunluk nedenleri'nin (özellikle savunma hakkı TCK m.26/1) kişisel verilerin korunması suçlarındaki yorumlanışında somut olayın özelliklerinin önemini vurgulamaktadır. Bir başka deyişle, hukuka aykırı olmayan bir yolla elde edilen ve meşru bir savunma amacıyla kullanılan bir kişisel verinin sunulması, suç oluşturmamaktadır.