Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/4081 E. ve 2014/19490 K. sayılı kararının, sanığın katılanın herkese açık facebook profil resmini kopyalayarak kendi hesabına koyması eyleminde neden TCK m.136 kapsamında suçun oluşmadığına dair yaklaşımının, Yargıtay'ın genel 'kişisel veri' tanımı ve diğer kararlarıyla çeliştiği yönündeki eleştiriyi değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #22489

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014 tarihli bu kararı, sanığın katılanın 'herkese açık' facebook profil resmini kopyalayarak kendi hesabına koyması eyleminde, TCK m.136 kapsamında suçun oluşmadığına hükmetmiştir. Gerekçe olarak, 'resmin ele geçirilemediği ve içeriğinin belirlenemediği' gibi soyut ifadeler kullanılmış, ayrıca resmin 'özel hayatın gizliliğini ihlal' edecek nitelikte olmadığı belirtilmiştir. En önemlisi, 'herkese açık profil resminden elde etmesi ve katılana ait başkaca bir kişisel bilgiye yer vermeden kendi facebook hesabına koyması nedeniyle hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yaymadan da söz edilemeyeceği' sonucuna varılmıştır. Bu karar, metinde belirtildiği üzere, Yargıtay'ın ve Ceza Genel Kurulu'nun (örn. 2017/829 E., 2017/363 K.; 2019/6296 E., 2021/6105 K.) daha sonraki ve yerleşik içtihatlarıyla çelişmektedir. Zira sonraki kararlar, 'herkese açık' dahi olsa bir fotoğrafın 'kişisel veri' niteliğini koruduğunu ve rızasız/hukuka aykırı kullanımının TCK m.136'yı oluşturduğunu belirtmektedir. Bu çelişki, yargı uygulamasında içtihadın zaman içinde evrildiğini ve belirli bir hukuki kavramın (kişisel veri) yorumlanmasında farklı yaklaşımların olabileceğini göstermektedir.