Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/3928 E. ve 2018/3190 K. sayılı kararı uyarınca, bir devlet hastanesinin bilgi işlem biriminde çalışan sanığın, kayınvalidesi olan hastaya ait hasta bilgi formu ve röntgen filmini, katılanı yaraladığı iddiasıyla açılan davada delil olarak mahkemeye sunması eylemi TCK m.136/1 kapsamında suç oluşturmamıştır. Bu olaydaki 'ele geçirme' fiilinin ve 'hukuka aykırı hareket kastı'nın değerlendirilmesi nasıl yapılmıştır?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu kararı, sanığın eyleminin TCK m.136/1 kapsamındaki suçu oluşturmadığına hükmetmiştir. Karar, 'kişisel verilerin kaydedilmeden önce öğrenilmesi, hafızada tutulan kişisel verilerin başkalarına açıklanması, kişisel verilere salt duyu organları aracılığıyla vakıf olunması'nın TCK m.136'daki 'ele geçirme' fiilini oluşturmadığını belirtmiştir. Somut olayda, sanığın kayınvalidesi olması ve aynı hastanede hemşire olarak çalışması nedeniyle, gerektiğinde ilgili hastaneden mahkemece temin edilebilecek nitelikteki belge örneklerini, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin bir delil bulunmadığı; eylemin katılanın ayağındaki kırığın kendisini darp etmesinden kaynaklanmadığına dair açıklamalarını ispatlama amacını taşıdığı belirtilmiştir. Bu durumda, sanığın 'hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığı' anlaşıldığından, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle beraat kararı verilmesi isabetli bulunmuştur. Bu karar, delil sunma amaçlı eylemlerdeki kast unsurunun yorumlanmasını ve 'ele geçirme' fiilinin maddi unsurlarının genişletilmemesi gerektiğini ortaya koymuştur.